Titretmek nedir, Titretmek ne demek
"Titretmek" ile ilgili cümleler
- "Ellerini büsbütün titretiyordu." - R. H. Karay
Titretmek kısaca anlamı, tanımı:
Titretme : Titretmek işi.
Kuyruğu titretmek : Ölmek.
Titreme : Titremek işi.
Açmak : Yapmak, düzenlemek. Beğenmek. Savaşla almak, fethetmek. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Alanını genişletmek. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Rengin koyuluğunu azaltmak. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Ferahlık vermek. Görünür duruma getirmek. Birbirinden uzaklaştırmak. Geçit sağlamak. Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yarmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Alışverişi başlatmak. Engeli kaldırmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yakışmak, güzel göstermek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek.
Korku : Bir tehlike veya tehlike düşüncesi karşısında duyulan kaygı, üzüntü. Kötülük gelme ihtimali, tehlike, muhatara. Gerçek veya beklenen bir tehlike ile yoğun bir acı karşısında uyanan ve coşku, beniz sararması, ağız kuruması, kalp, solunum hızlanması vb. belirtileri olan veya daha karmaşık fizyolojik değişmelerle kendini gösteren duygu.
Salmak : Bakmamak, ilgilenmemek, özen göstermemek. Sarkıtmak. Gemi demir üzerinde dört yana dönmek. Saldırmak. Bağımlılığına, tutukluluğuna veya baskı altındaki durumuna son vererek serbest kılmak, bırakmak, koyuvermek. Uğratmak. Koymak, katmak. Sürmek. Üzerine yürütmek. Vergi yüklemek. Yollamak, göndermek.
Yol : Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer. Hile, tuzak. Genellikle yerleşim alanlarını birbirine bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi. Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik. Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi. Kumaşta bulunan çizgi. Gidiş çabukluğu, hız. Gaye, uğur, maksat. Düğünde, oğlanevinin kızevine verdiği para, mal veya armağan. Yolculuk. Kez, defa. Uyulan ilke, sistem, usul, tarz, tarik. İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer. Bir amaca ulaşmak için başvurulması gereken çare, yöntem.
Korku salmak : Korkutmak.
Diğer dillerde Titretmek anlamı nedir?
İngilizce'de Titretmek ne demek? : v. shake
Rusça'da Titretmek : v. сотрясать


Bu kısımda Titretmek nedir? Titretmek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Titretmek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Titretmek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.