To begin with türkçesi To begin with nedir

  • Herşeyden önce.
  • Evvela.
  • - ile başlamak.
  • İlk neden olarak.
  • En başta.
  • Bir kere.
  • İlk olarak.
  • Önce ve en önemlisi.
  • Öncelikle.
  • - ile başlayalım.

To begin with ile ilgili cümleler

English: We're going to begin with lesson ten.
Turkish: Ders on ile başlayacağız.

English: You shouldn't have come here to begin with.
Turkish: Birlikte başlamak için buraya gelmemeliydin.

English: His thesis doesn't make sense. To begin with, its theme is obscure.
Turkish: Onun tezi bir anlam ifade etmiyor. Öncelikle onun teması belirsiz.

English: We didn't want to begin without you.
Turkish: Biz sensiz başlamak istemedik.

English: Marley was dead: to begin with.
Turkish: Baştan söylemek gerekirse, Marley ölmüştü.

To begin with ingilizcede ne demek, To begin with nerede nasıl kullanılır?

To : İle. Kadar. -e kadar. E. Kala. Ya. Oranla. Göre. İla. -mek -mak (mastar).

Begin : Başlatmak. Start almak. Adım atmak. Önayak olmak. Doğmak. Çığır açmak. Vücut bulmak. Girişmek. Başlamak. Koyulmak.

With : Beraber. Yanına. Beraberinde. -e karşın. Li. -lı. Birlikte. İle beraber. İle ilgili. İle.

Scheduled to begin : Başlaması için planlanmış. Başlaması için ayarlanmış. Başlamaya kurulmuş. Başlaması için zamanı proğramlanmış.

İngilizce To begin with Türkçe anlamı, To begin with eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak To begin with ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Principally : Başlıca. Genellikle. En çok. Esas olarak. Asıl. Çoğunlukla. Öncelikli olarak. Özellikle. Ekseriyetle. Aslında.

At first : İlk zamanlar. Başlangıçta. İlkönce. İlk önce. Önce. İlkin. Önceleri.

First time : İlk kez. İlk sefer için.

First and foremost : İlk önce. Her şeyin başında. Son derece önemli bir şekilde. Hepsinden önce. Her şeyden önce. Birinci sırada. Her şeyden önemli olarak.

At the outset : Önce. Başlarken. En başında. Başlangıçta. Başta. İlk önce. Başlangıcında. Öncelikli olarak.

For openers : Başlayanlar için. İlkin ve en önemlisi. Başlangıç olarak.

Once : Bir zamanlar. Eskiden. Bir kez. Birkez. Bir defa. Hemen. -ince. Bir sefere mahsus. Bir defasında.

Preemptively : Düşmanından önce saldırarak. İlk saldırıyı gerçekleştirerek.

Erst : Eskiden. Vaktiyle. Önceden. Daha evvel (arkaik).

Initially : İlk başlarda. Başlarda. İlkin. Önce. Başlangıçta. Önceden. Öncelikli olarak. Baştan. Başta.

To begin with synonyms : introductorily, antecedently, first, imprimis, for a kick off, for this once, before anything else, to start with, ab ovo, arch, for starters, onces, in limine, in preference to, in the first place, firstly, for one thing, right off the bat, cardinally, primarily, first of all, first things first, for the first time.