To the left türkçesi To the left nedir

  • Sola.
  • Bir kenara atılmış.
  • Sol taraftan.
  • Soldan.
  • Sola doğru.
  • Heba edilmiş.

To the left ile ilgili cümleler

English: She turned to the left at the corner.
Turkish: Köşede sola döndü.

English: Look to the left and right before crossing the street.
Turkish: Caddeyi geçmeden önce sola ve sağa bakınız.

English: The computer is placed to the left of the women.
Turkish: Bilgisayar kadınların sol tarafına yerleştirildi.

English: Ali moved the flower pot to the left and the secret door slid open.
Turkish: Ali saksıyı sola doğru hareket ettirdi ve gizli kapıyı kaydırarak açtı.

English: He turned to the left at the corner.
Turkish: O, köşede sola döndü.

To the left ingilizcede ne demek, To the left nerede nasıl kullanılır?

To : -mek -mak (mastar). İle. Arasında. Göre. -e göre. Ye. Karşı. Ya. E. Kadar.

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık.

Left : Kalmak. Bırakılan. Sol kanat. Sol taraf. Soldaki. Sol tarafa. Artık. Sol. Sol el. Sola ait.

Bear to the left : Sola dönmek.

Cut to the left : Aniden sola sapmak.

To the backbone : Adamakıllı. Haza (arapça). Her yoldan. Bütünüyle. Tam anlamıyla. Tamamen. Sapına kadar.

 

To the bearer : Hamiline kayıtlı olan. Taşıyana kayıtlı olan. Hamiline.

Keep to the left : Soldan gitmek.

To the accompaniment of : Eşliğinde.

To the best advantage : En yararlı şekilde. En karlı şekilde. En faydalı şekilde.

İngilizce To the left Türkçe anlamı, To the left eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak To the left ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sinistrad : Sol tarafa doğru.

Sinistrally : Sola eğilimli bir tarzda.

Leftwards : Sol tarafta olan. Sol yöne. Sol yönde olan. Sol tarafta.

Left : Sol el. Soldaki. Bırakılan. Artık. Kalmak. Sol kanat. Sol. Sol taraf. Sol tarafa.

Parried : Bertaraf etmek. Eskrimde. Bertaraf etme. Ön veya arka yana doğru eğilerek savuşturma. Savuşturmak. Geçiştirmek. Atlatmak. Bertaraf etmek (darbeyi). Rakibin yaptığı atağı sağa.

Squandered : Boşa harcanmış. Ziyan edilmiş. Gereksiz kullanılmış. İsraf edilmiş.

Parrying : Siper. Rakibin yaptığı atağı sağa. Bertaraf etme. Geçiştirmek. Kaçamak cevap vermek. Bertaraf etmek. Savuşturma. Atlatmak. Ön veya arka yana doğru eğilerek savuşturma.

Dumped : (argo terim) bir kimse tarafından reddedilmiş (örneğin, did you hear the lates? steve was dumped by susan last night {son haberleri duydun mu? steve dün gece susan tarafından reddedilmiş}). Yığılmış. Yığın edilmiş. Atılmış.

Parries : Kaçamak cevap vermek. Bertaraf etme. Savuşturma. Savuşturmak. Atlatmak. Rakibin yaptığı atağı sağa. Eskrimde. Geçiştirmek. Ön veya arka yana doğru eğilerek savuşturma.

Counterclockwise : Saat yönünün tersine doğru. Saatin aksi yönünde. Saatin ters yönünde. Saatin aksi yönde. Saat yönünün tersine. Saat yelkovanının ters yönünde. Saat yönünün aksi yönü. Saat ibrelerinin normal dönme yönünün tersine dönerek. Saatin tersi yönde.

To the left synonyms : leftward, from left, parry.