Tolak nedir, Tolak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kestane.

Davar derisinden yapılan yayık.

Teknik terim anlamı:

Çift sürerken çiftçilerin ayaklarına doladıkları 20 X 100 cm. ölçeğindeki yün sargı. (Celiptaş Yalvaç Isparta).

Tolak tanımı, anlamı

Tola : Yünü ya da kılı alınmış ham deri. Keyif, neşe. Güçlü, korkusuz (köpek için). Kuyudan su çıkarılan tahta ya da çinko kova. İmbikten geçirilen üzüm ya da diğer meyvelerin son suları. Peynir, yağ ve benzerleri nesne konulmaya yarayan kuzu derisi, tulum. Yünü, kılı alınmış, işlenmemiş deri. Kuyudan su çekmeye yarayan ağaç kova. Tav, olgunlaşma zamanı: Talaşını ahh bu üzüm. Yünü alınmış ham deri. (Uşak). Dolu, boş olmayan. Güçlü, korkusuz

Tolaka : 1.Parayla oynanan yazı tura oyunu. 2.Mendil ucu düğümlenerek oynanan bir çeşit oyun. Tarlakuşu. Ağaçtan meyve düşürmeye yarayan değnek.

Çiftçiler : Şanlıurfa ili, Viranşehir ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Isparta : Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Kestane : Kayıngillerden, ılıman iklimlerde yetişen, 25-30 metre kadar boylanabilen, kerestesi doğramacılıkta kullanılan bir orman ağacı (Castanea sativa). Kestane rengi. Bu ağacın yenebilen kabuklu meyvesi.

Doladı : Özlükle, bilhassa.

 

Yalvaç : Peygamber. Isparta iline bağlı ilçelerden biri.

Çiftçi : Geçimini toprağı ekerek sağlayan kimse.

Davar : Koyun ve keçiye verilen ortak ad. Koyun ya da keçi sürüsü.

Yalva : Körtavuk ya da meşetavuğu da denilen bir av hayvanı. Bıldırcın.

Sargı : Esnek bir maddeden yapılmış uzun, dar ve ince şerit. Bir elektrik makinesinde veya aracında aynı devreyi oluşturan iletkenlerin tümü. Vücudun bir bölümünü yerinde veya baskı altında tutmak amacıyla uygun biçimde sarılmış şerit.

Yayık : Tereyağı çıkarmak için sütün, yoğurdun içinde çalkalandığı kap veya makine. Yayılmış, yayvan.

Celi : Açık, aşikâr. Parlak, cilalı.

Ispa : Toprak ürünlerinden vergi alan.

Süre : Bir olayın başı ile sonu arasında geçen zaman parçası, zaman aralığı, zaman bölümü, müddet. Gelin giysisi yapılan bir çeşit kumaş : Sürenin arşınını iki kaymeye aldım. 1.Yüreklilik, yiğitlik. 2.Dayanıklılık : Şu adamın süresi yok. Arapça kökenli sûre: sure. Bir sesin çıkarılmasına verilen zaman. müddet. Tecimsel belgitlerin sayışımlarındaki paraların ödenmeleri için saptanan gün. Bir işin yapılması ya da bir borcun ödenmesi için gösterilen süre. [Bakınız: gösterim süresi]. [Bakınız: yayın süresi].

Deri : İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten. Bu tabakadan yapılmış. Pazar veya panayır kurulan gün, dernek. İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu. Toplantı, düğün.

Ayak : Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.

 

Çift : Birbirini tamamlayan iki tekten oluşan (nesneler). Bir erkek ve bir dişiden oluşan iki eş. Toprağı sürmek için birlikte koşulan iki hayvan. Küçük maşa ya da cımbız.

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

Dava : Korunmanın bir hüküm ile sağlanması için yargı organlarına başvurma. Sorun. Sav. Ülkü. Sevgili.

Diğer dillerde Tokyo görüşmeleri anlamı nedir?

İngilizce'de Tokyo görüşmeleri ne demek ? : tokyo round