Tola nedir, Tola ne demek

Tola; İsim olarak kullanılan bir kelimedir.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Yünü ya da kılı alınmış ham deri.

Keyif, neşe.

Güçlü, korkusuz (köpek için).

Kuyudan su çıkarılan tahta ya da çinko kova.

İmbikten geçirilen üzüm ya da diğer meyvelerin son suları.

Peynir, yağ ve benzerleri nesne konulmaya yarayan kuzu derisi, tulum.

Yünü, kılı alınmış, işlenmemiş deri.

Kuyudan su çekmeye yarayan ağaç kova.

Tav, olgunlaşma zamanı: Talaşını ahh bu üzüm.

Tola isminin anlamı, Tola ne demek:

Dolu, boş olmayan. Güçlü, korkusuz. Keyif, neşe. Tola ismi; Türkçe kökenli olup bir Erkek ismidir.

Teknik terim anlamı:

Yünü alınmış ham deri. (Uşak).

Tola kısaca anlamı, tanımı

Der tola gelmek : Ter iyi gelmek

Tolah : Yayık.

Tolak : Kestane. Davar derisinden yapılan yayık. Çift sürerken çiftçilerin ayaklarına doladıkları 20 X 100 cm. ölçeğindeki yün sargı. (Celiptaş Yalvaç Isparta).

Tolaka : 1.Parayla oynanan yazı tura oyunu. 2.Mendil ucu düğümlenerek oynanan bir çeşit oyun. Tarlakuşu. Ağaçtan meyve düşürmeye yarayan değnek.

Tolalanmak : Şişmanlamak, semizleşmek.

Tolalı : Dolgun, besili, iriyarı. Temiz.

Tolama : İş önlüğü. Parmak uçlarında, tırnak *diplerinde şişmeyle oluşan bir çeşit çıban, dolama. [Bakınız: dolama].

Tolamak : Yağma etmek.

 

Tolaman : Düşünmeden, aklı ermeden konuşan kişi. Lale.

Tolambaç : Dönemeç.

Tolamehmet : Çorum şehrinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Tolan : Formülü C6H5.C°C.C6H5, e.n. 60 °C olan eter ve alkolde çözünen katı bir madde.Bibenzilidin. Difenilasetilen.

Tolanbaç : Dönemeç.

Tolandırmak : Aldatmak, dolandırmak.

Tolandurmak : Takip etmek, avını kollamak.

Tolanı : Yuvarlak.

Tolanmak : Daire çizerek yürümek, dolanmak// tolanmak furlanmak: iyice araştırmak.

Tolas : Köşe.

Tolaşır : 1.Tabakların kireçlenmiş deriyi serdikleri düz taş. 2.Kireçlenmiş derinin yıkandığı çukur yer.

Tolaşmak : Dolaşmak. (koyunu) bir araya toplamak. Seyeetmek, gezinti yapmak, dolaşıvermek - donmak tolaşmak: etrafı kolaçan etmek, her tarafta gezmek. [Bakınız: dolaşmak].

Tolatar : Tombul, iri, gürbüz, kanlı canlı. Gürbüz.

Tolay : Topluluk, cemiyet.

Tolayı : [Bakınız: dolayı]. [Bakınız: dolay].

Tolayu : [Bakınız: dolayı]. [Bakınız: dolay].

Tolaz : Başıboş, işsiz güçsüz, serseri. Eskiden yapılmış su kemeri: Tolazın üstüne leylek yuva yapmış. Fırtınanın topladığı toz kümeleri. Güçlü yelin savurduğu toz. Undan yapılan bulamaç. İn, mağara ve benzerleri nin yarım daire biçiminde tavanı. Peynircilerin, lor'u yaptıktan sonra, artan suyu uzun süre güneşte bekleterek elde ettikleri bir besin maddesi. (Kösten Denizli). [Bakınız: tulaz].

Tolazımak : Kumaşın havı dökülmek.

Tolazolin hidroklorür : Formülü C10H12N2.HCl, e.n. 173 °C olan, ilaç olarak kullanılan , suda çözünen ,beyaz kristal şeklindeki bir madde. Priskolin. Priskol. 2-benzil-2-imidazolin hidroklorür.

Tolazomit : Birinci kuşak sülfanilüre türevi bir ilaç.

Diğer dillerde Tokyo görüşmeleri anlamı nedir?

İngilizce'de Tokyo görüşmeleri ne demek ? : tokyo round