Tone of voice türkçesi Tone of voice nedir

Tone of voice ile ilgili cümleler

English: He made a speech using his unique tone of voice.
Turkish: O, eşsiz ses tonunu kullanarak bir konuşma yaptı.

English: Ali ought not to have spoken to his teacher in that tone of voice.
Turkish: Ali öğretmeniyle o ses tonuyla konuşmamalıydı.

Tone of voice ingilizcede ne demek, Tone of voice nerede nasıl kullanılır?

Tone : Ton. Tek renkli pozitif görüntüde kimyasal işlemlerle değişik renkli sonuçlar elde etme. (renklendirmede görüntünün saydamsız bölümleri renkli olduğu halde, saydam bölümleri değişmez). boyamanın karşıtı. Tarz. Koyuluk. Yumuşatmak. Hava vermek. Sesin yeğinliği, yüksekliği ve anlatım nitelikleri. Güç. Renklendirme. Tarz vermek.

Of : -li. -nin. Nin. İle ilgili. Yüzünden. Li. -den. Karşı. -dan. Hakkında.

Voice : Fikir. Anlatmak. Konuşma yetkisi. Ses çıkarmak. Dile getirmek. Fiil kök veya gövdesinin, sözlük anlamında herhangi bir değişikliğe uğramadan fiilden fiil yapan belirli bazı eklerle genişletilerek cümledeki özne ve nesne ile olan bağlantısında uğradığı durum değişikliği; fiilin anlam değişikliği göstermeyen, ancak özne ve nesneye hükmeden şekil değişikliği. || çatılar, türlerine, aldıkları eklere ve işlevlerine göre kendi içlerinde etken çatı (yalın çatı), edilgen çatı, meçhul çatı, dönüşlü çatı, işteş çatı, ettirgen çatı diye sınıflandırılır. bunlara bk. Ötümlüleştirmek. İfade etmek. Ses tellerini titreştirerek oluşturmak. Soluk alıp vererek ses tellerinin kımıldamasıyla çıkarılan tonlar.

 

Raise the tone of : Havasını düzeltmek (konuşma vb.). Kalitesini yükseltmek.

Loss of voicedness : Ses tellerinin ciğerlerden gelen havayı titreştirmemesi ve ton vermemesi; ünsüzlerin boğumlanma sırasında titreşimlerini kaybederek tonsuzluk niteliği kazanması. p / ç / t vb. ünsüzlerin boğumlanmalarında olduğu gibi. bk. tonsuz ünsüz. karşıtı tonlulaşma’dır. Titreşimsizleşme. Tonsuzlaşma.

İngilizce Tone of voice Türkçe anlamı, Tone of voice eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tone of voice ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Timbre : Müzikal tını. Ses tınısı. Özel ses tonu. Tını. Tınnet. Ses rengi. İnsan sesini belirginleştiren nitelik. yüksekliği, yeğinliği aynı olan sesleri birbirinden ayıran nitelik. Bir çalgı aletini veya insan sesini ona özgü kılan, frekansına göre değişmeyen ve göreceli olmayan, dinleyicinin aynı şiddet, nota ve frekans düzenine sahip iki sesi ayırt edebilmesini sağlayan nitelik. Gitar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Tone : Hava vermek. Konuşma sırasında seslerin titreşimlerindeki yükselip alçalma farklarından kaynaklanan perdelenme olayı, ses perdelenmesi; hecenin tiz veya pes söylenişi: || — bu? «bu mu?» (yükselen ton) — bu. «evet bu» (alçalan ton) — sorularımıza cevap verecek misin? (yükselen ton) — sorularımızı dinledi ve gitti (alçalan ton) gibi. Ton vermek. Perde. Ses. Yumuşatmak. Rengin üç değişkeninden biri (öbürleri: parlaklık, doyma). karmaşık bir ışığın, ağır çeken dalga uzunluğu, dolayısıyla bu dalga uzunluğuna uygun düşen rengi. herhangi bir rengin; kırmızı, sarı, yeşil, mavi ve yeniden kırmızı olarak çembersel biçimde sıralanan renklerden birine olan benzerliği. (siyah, beyaz ve gri, renközü bulunmayan ışıklardır). tv. renkli televizyonda, renklilik bilgisini oluşturan öğelerden biri. Bir sesin diklikle belirlenen özelliği. iki ses arasındaki aralığı ölçmede kullanılan birim. Renközü. Tonlamak.