Tonelessness türkçesi Tonelessness nedir

Tonelessness ingilizcede ne demek, Tonelessness nerede nasıl kullanılır?

Toneless : Zevksiz. Cansız. Yavan. Tekdüze. Belli bir ses özelliği olmayan. Renksiz. Donuk. Perdesiz. İfadesiz. Ruhsuz.

Tonelessly : Donuk olarak. Ruhsuzca. Donuk bir halde. Cansızca. Yavan bir biçimde. Cansız bir şekilde.

Stoneless : Çekirdeksiz.

İngilizce Tonelessness Türkçe anlamı, Tonelessness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tonelessness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Impassiveness : Kayıtsızlık. İlgisizlik. Duygusuzluk. Sakinlik. Heyecansızlık. Ağrıya duyarsızlık. Hissizlik. Vurdumduymazlık.

Determination : Belirlenim. Saplantı. Kararlılık. Karar. Gereklilik. Saptama. Belirlenme. Hüküm. Belirtme. Tayin.

Fishiness : Balık gibi olma özelliği. Şüpheli şey. Gariplik. İfadesizlik. Şüphe. Balık içerme vasfı. Belirsizlik. Soğukluk.

Platitude : Tatsız söz. Klişe. Basmakalıp laf. Palavra. Tatsızlık. Basmakalıp söz. Yavan söz. Beylik laf. Bayağılık.

Boringness : İlginç olmama. Sıkıcılık. Bıktırıcılık. Tekdüzelik. Can sıkıcılık. Sıkıntılı olma. Monotonluk.

Soullessness : Duygusuzluk. Sert yüreklilik. Kalpsizlik.

Dinginess : Monotonluk. Kir. Kirlilik. Adı çıkmışlık. Rengi soluk oluş. Solukluk. Pislik. Adilik. Pas.

 

Aridity : Kuraklık (toprakta). Susuzluk. Kuruluk. Tatsızlık. Kuruluk (iklim veya hava için). Sıkıcılık. Kuraklık. Çoraklık.

Insipidness : Sönüklük.

Expressionlessness : Anlamsızlık. İfadesizlik.

Tonelessness synonyms : aridities, dullness, languishment, indefatigableness, filminess, barrenness, platitudes, apathy, dryness, lethargies, inanimation, blurredness, indefatigability, apathies, dimness, accidie, crudity, fadedness, fuzziness, languors, deadness, languor, insipidity, condition, emotionlessness, foziness, vagrancy, insensateness, spiritlessness, aridness, crudities, blurriness, insentience.

Tonelessness zıt anlamlı kelimeler, Tonelessness kelime anlamı

Hopefulness : Ümitli olma. Umut verme. Ümit verici durum. Ümitlilik. İyimserlik. Fazlaca. Umutluluk.

Hope : Umut. Ümit. Ummak. İstemek. Beklenti içinde olmak. Ümit etmek. Umut etmek. Arzu etmek. Beklemek.

Nonbeing : Olmama. Var olmama. Var olmayan bir şey. Hiçlik.

Tonelessness antonyms : nonexistence.