Took off türkçesi Took off nedir

Took off ile ilgili cümleler

English: Ali sat down on the log and took off his boots.
Turkish: Ali kütüğe oturdu ve botlarını çıkardı.

English: Ali took off all his clothes.
Turkish: Ali bütün elbiselerini çıkardı.

English: Ali took off after Mary.
Turkish: Ali Mary'den sonra yola çıktı.

English: A passenger airplane took off for the USA.
Turkish: Bir yolcu uçağı ABD'ye havalandı.

English: Ali finally took off his coat.
Turkish: Ali sonunda ceketini çıkardı.

Took off ingilizcede ne demek, Took off nerede nasıl kullanılır?

Took : Kaplamak. Elde etmek. Etkili olmak. Tutmak. Atlatmak. İcap etmek. Etmek. Gerektirmek. Yapmak. Kazanmak.

Off : Azalmak. İndirmek. Öldürmek. Dışında. Kapalı. Baş. Kalkmak. Soğutmak. Çıkarmak.

Took a bath : Yıkanmak. Banyo yapmak.

Took a beating : Tekme tokat girişilen. Dayak yiyen. İsabet alan. Bir darbe alan. Vurulan.

Took a chance on : Şans tanımak. Riskli bile olsa birşeyi denemek.

Took a look at : Bir göz atmak. Göz geçirmek. Bir bakmak. Göz atmak. Bakmak.

İngilizce Took off Türkçe anlamı, Took off eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Took off ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Fudged : Kaçınmak. Sahtekarlık yapmak. Geçiştirmek. Baştan savma yapmak. Abartmak. Kesin bir tavır almamak. Sözünü tutmamak. Uydurmak. Uyduruk kaydırık yapmak.

Annul : İlga etmek. Bozmak. Yürürlükten kaldırmak. Sözleşme vb'ni bozmak. Çevirmek. Feshetmek. İptal etmek. Herhangi bir nesneyi ya da değeri yazılımdan çıkarma, silme. Hükümsüz kılmak.

Descend : Madene inmek. Alçalmak. Sökün etmek. Aşağı yuvarlanmak. Baskın yapmak. Düşmek. Saldırmak. Detaya inmek. Üşüşmek.

Be off : Deli olmak. İşe gitmemek. Söndürülmüş olmak (elektrik veya ışık). Defolmak. Vazgeçmek. Gitmek. Kapalı olmak (elektrik veya ışık). Yakışıksız olmak (davranış). Gerçekleşmemek. Yanılmak.

Bestirring : Coşturmak. Harekete geçirmek. Aceleye getirtmek. Koşturtmak. Yerinden oynatmak.

Act : Özdeğin sonsuz türlerinden bir ya da birkaçının, başkalarında uyandırdığı her türlü iz ve iz bırakma eylemi. nedensellik,bağlantısı içinde bir nedenin sonucu. Etki. Görevini yapmak. Çeşitli güdülerden kaynaklanan ve tanısal bir içeriği olan amaçlı davranış. Numarası yapmak. Edim. Eylem. Oyunluktaki belirli bir kişiyi canlandırmak. Oynamak (rol). Rol yapmak.

Destroy : Mahvetmek. Yok etmek. Harap etmek. İmha etmek. Kullanılmaz hale getirmek. Yıkmak. Helak etmek. Tüketmek. Kırmak.

Get up : Düzenlemek. Giyinip kuşanmak. -i çıkmak. Artmak. Yerinden kalkmak. Çıkmak. Hazırlamak. -i çıkarmak.

Budging : Hareket ettirmek. Yerinden oynatmak. (kuyruk veya sıra) kaynak yapma. Kımıldamak. Oynatmak. Kımıldatmak. Oynamak.

 

Break the neck : Katletmek. Boynunu kırmak.

Took off synonyms : arises, apes, bonking, bounds, decreased, abstract, assassinate, aping, arisen, cavorted, impersonates, croak, conduct oneself, fare, blanked, brought out, bears, dismount, rises, sweep away, derives, climb down, arouse, bare, comport oneslf, assassinates, abolishes, fly, imitating, fared, carried, arise from, blank.