Tooth stone türkçesi Tooth stone nedir

  • Dişte, ölü bakterilerin üzerine çoğunlukla tükürükle gelen mineral maddelerin çökmesiyle oluşan kireçlenmiş yapı, dental kalkulus, tartar.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Diş taşı.

Tooth stone ingilizcede ne demek, Tooth stone nerede nasıl kullanılır?

Tooth : Pütürlü yapmak (kumaş ). Pütür. Sevme (yemek). Sert yüzey (kağıt vb.). Sert yüzey (kağıt). Dişle kaplamak. Dişli makaralardaki çıkıntılardan her biri. Omurgalı hayvanların çenelerinde ya da ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ya da ağız duvarında taşıdıkları sert yapılar. Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Diş.

Stone : Enemek. Çekirdeğini çıkarmak (etli bir meyvenin). Mücevher. Taşa tutmak. Değerli taş. Taşlamak. Çekirdeğini çıkarmak. Kimi kütlelerden kopan ya da koparılan parça. Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Meyve çekirdeği.

Tooth and nail : Diş tırnak gibi. Kana kan. Şüphesiz. Dişe diş. Her şekilde. Elbette. Vahşice. Diş ve tırnak.

Tooth billed pigeon : Kuşlar (aves) sınıfının, güvercinler (columbiformes) takımının, dişli güvercingiller (didunculidae) familyasından, 36 cm kadar uzunlukta, soma adalarında yaşayan bir tür. Dişli güvercin.

Tooth billed pigeons : Dişli güvercingiller. Kuşlar (aves) sınıfının, güvercinler (columbiformes) takımının, üst gagaları kuvvetli olup alt gaganın ucundan aşağıya doğru kıvrık olan, dişli güvercin (didinculus strigirostris) türü iyi bilinen bir familya.

 

Tooth brush : Bir kimsenin dişlerini temizlemesi için saplı küçük fırça. Diş fırçası.

İngilizce Tooth stone Türkçe anlamı, Tooth stone eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tooth stone ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

Abaxial : Aks kemiği dışında. Eksen dışı. Eksendışı. Eksenden uzak. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Abaksiyal.

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

Abdomen : Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karnın altı. Böcek gövdesinin alt kısım. Abdomen. Batın. Karın (böcek gövdesinde). Karın.

 

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

Tartar : Tatar. Pesek. Tartar. Bela. Kefeki. Şirret. Şarap tortusu.

Dental calculus : Dental kalkulus. Dişler üzerinde oluşan taşlanma. Tartar.

Tartars : Tortu. Tatar. Tartarat. Kefeki. Düzenbaz. Şarap tortusu. Çetin ceviz. Pesek. Tartar.

Tooth stone synonyms : abdominal fat necrosis, a c syndrom, a dna, a crochordon, abdominal pain, abdominal palpation, abattoir, abdominal distention, abdominal ovariectomy.