Totalities türkçesi Totalities nedir

Totalities ingilizcede ne demek, Totalities nerede nasıl kullanılır?

Totalitarian : Totaliter. Bütüncül. Tek partili rejimle ilgili. Erktekelci. Merkezi ve baskıcı yönetim biçimi ve böyle yönetim biçimleriyle ilgili veya onlara ait olan.

Totalitarian regime : Totalitarizm. Totaliter rejim. Zorba yönetim. Otokrasi. Diktatörlük.

Totalitarianism : Totalitaryanizm. Totaliterlik. Totaliterizm. Mutlak idare. Totalitarizm. Devletin, başka deyişle devleti temsil eden toplumsal kümenin yalnız siyasal erki değil, bütün etkinlik alanlarını, bütün toplumsal kümeleri tek başına denetimi altında bulundurduğu toplumsal örgütleniş biçimi. Totaliter yönetim sistemi. Totaliter yapı. Tek particilik.

Totalitarians : Erktekelci. Totaliter. Merkezi ve baskıcı yönetim biçimi ve böyle yönetim biçimleriyle ilgili veya onlara ait olan. Bütüncül.

Totality : Tüm. Bütünsellik. Tutar. Bütünlük. Bütün. Tümlük. Toplam miktar. Külliyet. Tamlık. Toplam.

Totaling : Toplama. Parçalamak (araba). Tutmak (toplam). Toplamak. Toplamını bulmak. Etmek (toplam).

Totalism : Totalizm.

Totalisator : Müşterek bahisleri hesaplayan makine. Toplayıcı. Totalizatör.

 

Totalized : Toplamını yapmak. Toplamını bulmak. Özetlemek. Toplamak.

Totalizators : Müşterek bahisleri hesaplayan makine. Totalizatör. Toplayıcı.

İngilizce Totalities Türkçe anlamı, Totalities eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Totalities ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Summations : Birikim. Hülasa. Sumasyon. Özetleme. Toplama. Özet.

Comprehensiveness : Kapsamlılık. Etraflı olma. Kapsam. Etraflılık. Kapsayıcılık.

Complement : Tümleç. Kompleman. Cümle içinde yalın ya da yükleme, yönelme, çıkma, vasıta durumu gibi bir durum eki almış olarak kendisini fiille ilişkili duruma getiren ad: ateş yak-, su püskürt-, yokuş çık-, köşeyi dön-, bir olayı aktar-, yemeğe alıkoy-, işe dal-, yoldan çevir-, başarıyla çalış-, işe bel bağla-, olaydan ders al-, lafı ağzından kaçır- vb. || tümleçler yüklemin anlamını çeşitli yönlerden tamamlayan ögelerdir. bastıkları yeri (nesne) görmüyorlar, bataklıklara, su birikintilerine dala çıka, (zarf tümleci) konuşmadan (zarf tümleci) acele acele (zarf tümleci) yürüyorlardı (r. h. karay, memleket hikayeleri: yatık emine, s. 29). şükriye başını (nesne) onun omuzuna (dolaylı tümleç) yaslamıştı (t. buğra, yalnızlar, s. 115). görünürde (zarf tümleci), yani üretimde erkekten çok kadın var (k. tahir, esir şehrin insanları, s. 43). kendi kendimden nefretimin çerçevelediği ve çirkinleştirdiği bir dünyada (zarf tümleci) yalnızım (peyami safa, yalnızız, s. 446). basık tavanlı, tütmüş sobası, pis cigara dumanlarıyla dolu bir kahvede (zarf tümleci) insanlar toplanmışlardı (s. f. abasıyanık, bütün eserleri, s. 16) vb. ayrıca bk. nesne, dolaylı tümleç, edat tümleci, zarf tümleci. Tamamlayıcı şey. Tümleyen. Tamamlamak. Tamamlayıcı (şey). Bir kısım serum proteinlerinin oluşturduğu antikor aracılığıyla gerçekleşen immün hemoliz ve bakteriyoliz için gerekli olan ayrıca bazı biyolojik reaksiyonlarda da rol oynayan bir enzimatik sistem.

 

Continuum : Sürekli ortam. Süreklilik. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Süreç. Sürey. Sürem. Kontinuum. Bölünmemiş şey. Doğadaki bütün nesnelerin içinde yer aldığı sürekli uzay-zaman ortamı.

Gross amount : Toplam tutar. Brüt miktar. Katkılı tutar. Gayrisafi miktar. Brüt tutar.

Full complement : Tam. Donanım. Tam kadro.

One hundred percent : Kesinlikle. Tüm miktar. Bütünüyle. Tamamen. Yüzde yüz. 100%.

Entirely : Külliyen. Tam olarak. Tamamen. Bütün yanlarıyla. Bütünüyle. Tümden. Tümüyle.

Entirety : Mükemmellik.

Totalities synonyms : all over the, entireness, absoluteness, holism, collectivity, summed, summation, completest, amounts, gross, completes, wholism, alls, abundance, integrity, grandtotal, grossed, pan, allround, aggregate amount, fullness, grosser, nicety, completeness, wholeness, aggregate, exactness, overall, clearest, entireties, volumes, volume, on the whole.