Tower telescope türkçesi Tower telescope nedir

  • Uzay alanında kullanılır.
  • Kule teleskopu.
  • Ayna ve mercekleri, yeryüzündeki sıcaklık değişimlerinden ve hava akımlarından kurtarmak, böylece daha iyi gözlem koşulları sağlamak amacıyla, yüksek bir kule üstünden ışığı alıp kule içindeki alıcıya gönderen gözlem düzeni.
  • Kule ırakgörürü.

Tower telescope ingilizcede ne demek, Tower telescope nerede nasıl kullanılır?

Tower : Hisar. Burç. Sığınak. Yükselmek. Kale gibi yükselmek. Işıldak kulesi. Dikey şasi. Kale. Sahne içinde, yanlarda, basamaklı, üzerine gereken aygıtlar konulabilen, yüksek çelik kule. Kule.

Telescope : Teleskopun elemanları gibi iç içe geçmek. Dürbün. İçiçe geçirip kısaltmak. Ezilip iç içe geçmek. İç içe geçerek kısalmak. Gökgözler. Mercek dizgesinden oluşmuş bir nesne merceği ya da bir çukur ayna yardımıyla ışığı toplayan ve göz merceğiyle görüntüyü büyüten, böylece uzaktaki cisimlerin, yıldızların daha parlak ve açık görünmesini sağlayan optik düzen. göz merceği yerine fotoğraf plağı ya da başka alıcılar kullanılabilir. Fizik, uzay alanlarında kullanılır. Irakgörür. Bir elemanı başka bir elemanın içine geçirmek.

Tower above : Üstünden yükselmek. Üstün olmak. Geçmek.

Tower block : Çok katlı ve yüksek bina bloğu. Apartman. Gökdelen. Yüksek apartman. Yüksek bina. Yüksek büro binası.

 

Tower case : Genellikle zemine yerleştirilen dikey bilgisayar kasası. Kule kasa. Kule tarzı bilgisayar kasası.

Tower clock : Kule saati.

İngilizce Tower telescope Türkçe anlamı, Tower telescope eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tower telescope ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accidental error : Arızi hata. Dizgeli herhangi bir etki dışında, kurala ve düzene bağlı olmadan yapılan ölçü yanılgısı. Rasgele yanılgı. Rastlantısal hata. Tesadüfi hata. İstemeyerek yapılan hata. Rasgele hata.

Almak : Elmak (yand). Andromeda'nın y yıldızı.

Absolute orbit : İki cisimden her birinin kütle merkezine göre çizdiği yörünge. Salt yörünge.

Absolute value : Bir ölçümün değişmez değeri ya da bir değerin kullanılan ölçü birimine göre niceliği, bk. göreli değer. Mutlak değer. Bir sayının değerinin pozitif olarak ifadesi (ör. -23'ün mutlak değeri 23'tür). Salt değer. Başka değerlerle karşılaştırılmamış, tek başına göz önüne alınan değer; artılığı ya da eksiliği göz önüne alınmamış değer. Saltık değer.

Absolute parallax : Salt ıraklık açısı. Başka yıldızlarla bağlantı kurmadan üçgenölçümsel olarak belirlenen ıraklık açısı.

Acceleration due to gravity : Yerçekimi ivmesi. Yerçekiminin etkileri nedeniyle yolun artışı. Serbest düşen bir cismin kazandığı ivme.

Albedo : Beyazlık derecesi. Kendi ışık yaymayan göcisimlerinin yansıttığı ışık oranı. Işınım yapmayan bir gökcisminin yansıttığı ışığın aldığı ışığa oranı. Aklık dercesi. Aklık. Turunçgillerde kabuğun beyaz iç bölümü. Aklık derecesi. Aklık derecesi (astronomi terimi). Aklık (astronomi terimi).

 

Achondrite : Kumsuz göktaşı. Taşımsı göktaşlarının bir türü olup, içinde küresel tanecikler yoktur.

Aerolite : Demire göre taş oranı yüksek olan göktaşı türü. Göktaşı. Meteorit. Meteorit veya meteor taşı. Taşımsı göktaşı. Aerolit. Havataşı.

Absorption line : Işınım yapan bir cismin ışığı , gaz halindeki aynı madde içinden geçip soğurulduğunda, bu ışığın tayfında görülen kararmış çizgiler. Soğurma çizgileri.

Tower telescope synonyms : adhara, absorptive power, airglow, absolute brightness, accuracy, altair.