Traded türkçesi Traded nedir
- İş yapmak.
- Ticaret yapmak.
- Takas etmek.
Traded ile ilgili cümleler
English: He traded on her kindness.
Turkish: Nezaketini kötüye kullanıyor.
English: Ali traded his old computer for a guitar.
Turkish: Ali eski bilgisayarını bir gitarla takas etti.
English: He traded his old car in for a new one.
Turkish: Eski arabasını yenisiyle takas yaptı.
English: I traded in my car for a new one.
Turkish: Arabamı yeni bir arabayla değiştirdim.
English: He recently traded in his jeep for a new Mercedes.
Turkish: O, son zamanlarda jipini yeni bir Mersedesle değiştirdi.
Traded ingilizcede ne demek, Traded nerede nasıl kullanılır?
Non traded goods : Tuğla, çimento gibi çok yüksek taşıma giderlerinin olduğu veya bina, tarla gibi taşıma olanakları olmayan mallar ile berberlik, lokantacılık gibi hizmetler. Ticari olmayan mallar.
Trade acceptance : Satıcı tarafından keşide edilen ve faize tabi olmayan poliçe. Ticari kabul. Özel alımlarda satılan malların karşılığında satıcı tarafından alıcıya çekilen ve alıcının kabulünü taşıyan poliçeyle alım-satım yapılmasına olanak veren bir tür ödeme aracı. Ticari akseptans.
Trade aecount payable : Bir işletmenin alacaklıları için açılan sayışım. Alacaklılar sayışımı.
Trade agreement : Ticaret sözleşmesi. Ticari ürünlerin alınıp satılması ile ilgili anlaşma. Ticari anlaşma. Ticaret anlaşması. Ticari antlaşma. Ülkeler arasındaki ticaretin yürütülebilmesi için karşılıklı hak ve yükümlülükleri belirleyen ve ticaretin koşullarını düzenleyen, iki veya daha fazla ülke arasında yapılan resmi antlaşma.
Trade article : Tecim malı. Tecim alanında sürümde bulunan malların çeşidi.
Trade barrier : Ticari engel. Dış ticaret engeli. Ticaret engeli.
Trade away : Aracı ile ticaret. Aracı vasıtasıyla ticaret.
Trade associations : Ticaret birlikleri. Belirli bir kesim veya işte etkinlik gösteren firmaların ürettikleri mal veya hizmetlerin ticaretini özendirmek, üyelerine iş ahlakı, yönetim teknikleri, ölçütlendirim ve ticari araştırmalar gibi konularda hizmet sağlamak için oluşturulan birlikler. Ticari kurumlar.
Trade barriers : Ticari engeller. Ticaret sınırlamaları. Ticaret engelleri. Gümrük vergilerinin arttırılması, dış ülkelerden satın alınacak malların sınırlandırılması ve benzeri engeller. Tecim engelleri.
Trade bibliography : Tecimsel kaynakça. Tecim amacıyla hazırlanmış kaynakça.
İngilizce Traded Türkçe anlamı, Traded eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Traded ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Be in business : İşe dönüş yapmak. İşe başlamak.
Bartering : Trampa etmek. Mübadele etmek. Değiş tokuş etmek.
Plumbing : Kurşunculuk. Su tesisatı. Tesisatçılık. Bir binanın pissu, temiz su ve gaz döşemlerinin tümü. Su tesisatçılığı. Kurşun işleri. Anlamaya çalışma. Lehimcilik. Muslukçuluk. Tesisatçılık (sıhhi).
Papermaking : Kağıt yapımı.
Dressmaking : Kadın terziliği. Terzilik.
Bartered : Değiştirmek. Takas. Değiş tokuş etmek. Mübadele etmek. Değişmek. Değiş tokuş yapmak. Trampa etmek. Takas yapmak.
Exchange : Bk. döviz bk. kambiyo senetleri ticari bankaların dövizle uğraşan birimleri. Almak. Değiş tokuş etmek. Eksiciklerin tek tek belirlenememesi yüzünden, eksicikler karşılıklı yer değiştirince gözlenebilir niceliklerin değişmez kalması olayı. Değiş-tokuş. Teati etmek. Trampa etmek. Yabancı para cinsinden ödemeye aracılık eden kambiyo senetleri, kredi kartları gibi araçlar ile yabancı kağıt ve madeni para. Değiş tokuş.
Piloting : Uçak kullanmak. Pilotluk yapmak. Pilotluk. Pilotaj. Kullanmak. Kılavuzluk etmek. Kılavuz seyri. Yol göstermek.
Changes : Bozdurmak. Değişiklikler. Değişmek. Aktarmak. Dönüşmek. Değiştirmek. Bozmak. Üzerini değişmek. Değiş tokuş etmek.
Free trade : İthalatta devlet tarifeleri veya gümrük vergileri olmadan ülkeler arasında kısıtlanmamış ticaret. Tarife veya tarife dışı engeller gibi herhangi bir devlet müdahalesi veya piyasa engelleri olmaksızın yapılan ticaret. Serbest ticaret.
Traded synonyms : tool and die work, line of work, electrical work, house painting, wine making, auto mechanics, sheet metal work, oculism, interior design, airplane mechanics, shoe repairing, pyrotechny, woodworking, merchandise, shoemaking, pilotage, dealt, jobs, tailoring, lumbering, merchandize, trade, trades, dickered, dickering, merchand, shingling, tanning, merchandised, barter, pyrotechnics, masonry, commute.
Traded zıt anlamlı kelimeler, Traded kelime anlamı
Advance : Öne almak. Avans. Artmak. Avans vermek. Atamak. İleri sürmek. Yürümek. İlerleme. Öndelik. Peşinat vermek.
Linger : Geçmek bilmemek. Durmak. Sallanmak. Kalmak (gitmesi gerekirken). Can çekişmek. Uzamak. Oyalanmak. Gecikmek. (ağrı) kolayca geçmemek. Gitmemek.
Ascend : Yükselmek. Pesten tize geçmek (müzik terimi). Çıkmak. Ziyadeleşmek. Ağmak. Tırmanmak. Artmak. Tahta çıkmak. Çıkmak (tahta). Yukarı çıkmak.
Traded antonyms : ride, rise, recede, descend, stay in place, fall, go, follow, precede, untrained.
Traded ingilizce tanımı, definition of Traded
Traded kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Professional. Practiced.

Bu kısımda Traded kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Traded ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Traded anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Traded ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.