Trajectory türkçesi Trajectory nedir

  • Yörünge.
  • Mermi yolu.
  • [#gidiş Gidişat].
  • Silahtan çıkan merminin izlediği yol.
  • Atılan bir nesnenin düzenek yasalarına göre çizdiği eğri.
  • Eğri yörünge.
  • Fizik, kimya alanlarında kullanılır.
  • Devinen bir nesnenin izlediği yol ya da çizgi.
  • Gezinge.
  • Eğri.
  • Münhani.
  • Gidimizi.
  • Gidim izi.

Trajectory ingilizcede ne demek, Trajectory nerede nasıl kullanılır?

Admissible trajectory : Onarır yörünge.

Air trajectory : Hava patikası. Hava yörüngesi.

Electron trajectory : Elektron gezingesi. Elektron yörüngesi.

Orthogonal trajectory : Dikey gezinge. Dikey yörünge.

Technological trajectory : Teknoloji yolu. Özellikle geliştirici yeniliklerin bu konuda uzmanlaşmış firmalar tarafından birbirini tamamlar biçimde ortaya çıkardıkları teknolojik evrim sürecinin gelişim yönü.

Trajectories : Mermi yolu. Yörünge. Eğri.

Traject : Fırlatmak.

Trajection : Yayma. Fırlatma. Atma.

Trajects : Fırlatmak.

İngilizce Trajectory Türkçe anlamı, Trajectory eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Trajectory ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Catawampus : Çarpık. Diyagonal. Eğimli. Yıkıcı. Meyilli. Vahşi. Yatkın. Yabani. Acımasız.

Course of events : İşin gidişi. Olayların gidişatı. Cereyan. Olayların gelişimi. Olayların akışı. İşin gidişatı.

 

Affairs : İşler. Umur.

Arcuate : Arkuat. Bükümlü. Bükülmüş. Yay-şekilli. Kavisli.

Path : Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Çığır. İzlek. Meslek. Keçi yolu. Hayat biçimi. Patika. Yolak. Pist.

Bandies : Lafa laf koymak. Ağız dalaşı yapmak. Sağa sola atmak. Tartışmak. Yumruklaşmak. Çarpık bacaklı. Atışmak. Verip veriştirmek. Sağa sola atmak (tenis).

Complexion : Tutum. Görünüm. Mahiyet. Sima. Renk. Ten rengi. Yön. Genel görünüm. Yüzün rengi.

Tenor : Eğilim. Genel anlam. Vade. Gidiş. En tiz erkek sesi (tenor). En tiz erkek sesi. Asıl suret. Cereyan. Aslının aynı nüsha.

Orbit : Biyoloji, fizik, uzay, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yörüngeye oturtmak. Dolanca. İletişim uydularının dünya çevresini dolanırken izledikleri yol. Yörüngeye yerleşmek. Yörüngesine almak. Ağınım kuvveti etkisi altında bulunan bir gökcisminin, uzayda izlediği kapalı yörünge. bir eksiciğin yük çekimi etkisinde öğecik çekirdeğinin çevresinde izlediği kapalı yörünge. Etki alanı. Orbit. Göz.

Aslope : Meyilli olarak. Yatık. Eğri olarak. Meyilli.

Trajectory synonyms : gravity assist, ballistic trajectory, mechanical phenomenon, the course of events, satellite orbit, orbital, course, bandy, orbited, tenors, pattern, bevelled, trajectories, tournure, ballistics, askew, flight, things, awry, going, complexions, beveled, state of affairs, catenaries, bowed, aslant, deferent, agee, doings, orbits, locus, goings on, paths.

Trajectory ingilizce tanımı, definition of Trajectory

Trajectory kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The curve which a body describes in space, as a planet or comet in its orbit, or stone thrown upward obliquely in the air.