Transact business türkçesi Transact business nedir

  • İş görmek.
  • İş yapmak.
  • İş yapma.

Transact business ingilizcede ne demek, Transact business nerede nasıl kullanılır?

Transact : (iş) görmek. Muamele görmek. İş görmek. İş yapmak. Yapmak. Muamele yapmak. Bitirmek. Görmek (iş). Yapıp bitirmek. İşlem yapmak.

Business : Olay. İşyeri. Tecimsel nitelikte yapılan işlem ve çalışmalar. verimin sağlanılması için harcanan özdeksel ve tinsel insan gücüne ya da sonucuna verilen ad. İşletme. İş kuruluşu. Konu. İş. Firma. İş yazışması. Şey.

Transacted : Görmek (iş). Hareket gerçekleşti. Muamele görmek. Yapmak.

Transacting : İş görmek. Bitirmek. Yapıp bitirmek. Yapmak. (iş) görmek. İşlem yapmak. Görmek (iş). Muamele yapmak. Muamele görmek. İş yapmak.

Transaction : İş. Alım-satım ile ilgili her türlü etkinlik. İş görme. Yapma. İşlembilgi. Hareket. Bilgisayar, bilişim, iktisat alanlarında kullanılır. Muamele. İşlem. Bilgi işlemde, bir kütüğü, bir veri tabanını ya da herhangi bir veri ya da bilgi kümesini günlemek üzere işlenecek değişiklik tutanağı, bk. işlem kütüğü.

Transaction card charging : İşlem kartlı ödünç verme. Kitaplar ödünç verilirken ceplerine numaralı işlem kartları yerleştirme temeline dayanan ödünç verme yöntemi.

İngilizce Transact business Türkçe anlamı, Transact business eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Transact business ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Traded : Takas etmek. Ticaret yapmak.

Operate : Ameliyat etmek. Çalışmak. Ameliyat yapmak. Çalıştırmak. Etki etmek. Ameliyata almak. Kullanmak. İşletmek. Etkilemek. Ameliyat altına almak.

Transacting : İşlem yapmak. Yapmak. Muamele görmek. Görmek (iş). Yapıp bitirmek. Muamele yapmak. Bitirmek. (iş) görmek.

Trades : Esnaf. Takas etmek. Ticaret yapmak.

Answer the purpose : İhtiyacı karşılamak. İşe yaramak.

Deal : Uğraşmak. Kağıt dağıtmak. Oyun kağıdı dağıtmak. Kağıtları dağıtma sırası. Davranmak. Uyuşturucu işi yapmak. Oyun kağıtlarını dağıtma. Ele almak. Patlatmak.

Jobbed : Alet. Komisyonculuk yapmak. İş. Komişyonculuk yapmak. Zimmetine geçirmek. Görev. Kiraya vermek. Görevi kötüye kullanmak. Ufak tefek işler yapmak.

Function : Bir organ ya da bölgeye özgü olan doğal faaliyet. fonksiyon. Bir organın normal olarak yaptığı görev. Fonksiyonlarını yerine getirmek. Görev. Bir değişkenin değerlerine karşılık atanan sayılar topluluğu. Çalışmak. Görev yapmak. Resmi ya da özel tören. Amaç. Fonksiyon.

Transacts : Yapmak. Muamele yapmak. (iş) görmek. Yapıp bitirmek. Bitirmek. Muamele görmek. Görmek (iş). İşlem yapmak.

Trade : Eğitim, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Almak. Özdeksel gereksinme ve zorunlukları karşılamak için el ve araçla yapılan iş. el uzluğu isteyen işler. Kar elde etmek amacıyla yapılan alım satım etkinliği. İşlenmemiş, işlenmiş, yapılmamış, taşınır, durağan mal alım ve satımı. kira ve kiralama, çeşitli olaylarda gerçekleşen kırılma ve dökülmenin onarımına, uğraşı edinilmek koşuluyla seyretme, eğlence yerleri açarak çalıştırma ve benzeri kazanç sağlayacak işlerle uğraşma. Alım satım yapmak. Zanaat. Alışveriş. Alışveriş yapmak.

 

Transact business synonyms : being useful, perform an action, go, transact, dealt, the trade, jobs, functioned, be in business, serve the purpose, carry on business, deals, deal with, ply, job, do business.