Treaties türkçesi Treaties nedir

Treaties ile ilgili cümleler

English: The settlers did not always honor the treaties.
Turkish: Yerleşimciler, yapılan anlaşmalara her zaman saygı göstermediler.

Treaties ingilizcede ne demek, Treaties nerede nasıl kullanılır?

Accession to treaties : Antlaşmaya katılma.

Application of treaties : Antlaşmanın tatbiki.

Commercial treaties : Tecim anlaşmaları. Ticaret antlaşması. Uluslararası tecimi düzenlemek ve uygulamak amacıyla yapılan yazılı anlaşmalar. Genellikle ülkeler arasındaki ticareti yöneten anlaşma. Ticari antlaşmalar. Ticaret antlaşmaları.

Conflict of treaties : Antlaşmaların çatışması.

European treaties : Avrupa anlaşmaları.

Validity of treaties : Antlaşmaların geçerliliği.

Succession to treaties : Antlaşmalara halefiyet.

Entreaties : Dilek. Yakarış. Yakarı. Niyaz. Yalvarış. Rica. Üsteleme. Yalvarma.

Non retroactivity of treaties : Antlaşmaların geriye yürümezliği.

Ratification of treaties : Antlaşmaların onaylanması.

İngilizce Treaties Türkçe anlamı, Treaties eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Treaties ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Contract : Bağıtlaşmak. Kontrat. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Buruşturmak. Daralmak. Ölçüsünü küçültmek. Anlaşma yapmak. Kontrat yapmak. Sözlü veya yazılı olarak yapılan icap ve kabul irade bildirimlerinin birbirlerine uygun bir biçimde birleştirilmesiyle hazırlanan ve taraflarca imzalanan belge.

 

Activated : Etkinleştirilmiş. Aktif. Etkinleşmiş. Harekete geçirilmiş. Aktifleşmiş. Aktif hale getirilmiş. Harekete geçmiş. Etkinleştirmek. Etkinleşik. Etkin.

Agreements : Kontrat. Uyuşma. Pakt. İttifak. Kabul etme. Uzlaşma. Razı olma. Anlaşma. Aynı fikirde olma.

Covenant : Anlaşmak. Sözleşme yapmak. Mukavele yapmak. Ahdetmek. Anlaşma. Söz vermek. Sözleşme. Uzlaşmak. Vaat etmek.

Fumed : Kudurmak. Tütmek. Tütsülemek. Duman çıkarmak. Burnundan solumak. Hiddetlenmek.

Time of life : Yaş. Yaşam süresi. Ömür.

Covenants : Tüzük. Anlaşma. Şartlar. Sözleşme.

Agreement : Anlaşma. İtilafname. Mutabakat. Kabul etme. Kontrat. Karşıtlar arasındaki anlaşmazlıkların ortadan kaldırılması yoluyla birlik sağlama. uygulanacak işlerde tartışma yoluyla bir bütünlük ve birliğe varma. Sözleşme. Uygun bulma. Türkçede cümle içinde özneyle yüklemin şahıs ve sayı bakımından birbirine uyması: şükriye, gerçekleşeceğini kimsenin söyleyemeyeceği bir ümide mahkum edilmiş bulunuyordu (t. buğra, yalnızlar, s. 119). siz doğru dürüst konuşmasını bilmez misiniz hiç? (t. buğra, göst.e. s. 216). kolcular bildikleri halde yolunu beklemek şöyle dursun, rasgeldikleri yerde hatırını alırlar, gönlünü hoş ederlerdi (r. h. karay, memleket hikayeleri: küs ömer, s. 73) vb.

Doped : Çirişlemek. Doping yapmak. Katkılanık. Tahmin etmek. Verniklemek. Üstesinden gelmek. Uyuşturucu vermek. Çözüm bulmak. Uyarıcı vermek. Önceden kestirmek.

 

Alliances : Birleşme. Bağ. İttifak. Dünürlük. Birlik. Akrabalık. Anlaşma. Pakt.

Treaties synonyms : mid twenties, alliance, pact, processed, treaty, compact, maturity, aerated, concordats, leaguing, clause, convention, bd, burned, adulthood, league, proofed, leagues, concordat, burnt.

Treaties zıt anlamlı kelimeler, Treaties kelime anlamı

Unprocessed : Geliştirilmemiş. İşleme konulmamış. İşlenmemiş. İşleme tabi tutulmamış.

Untreated : Arıtılmamış. Bakımı yapılmamış. Müdahale edilmemiş. İyileştirilmemiş. Tedavi edilmemiş. İşlenmemiş. Tedavi edilmeyen. Ham.