Tribally türkçesi Tribally nedir

  • Kabilesel bir tarzda.
  • Kabile.
  • Bir klanın içindeymiş gibi.

Tribally ingilizcede ne demek, Tribally nerede nasıl kullanılır?

Tribal chief : Kabile şefi. Kabile reisi.

Tribal society : Kabile toplumu.

Tribal : Kabileye ait. Kabile.

Tribalism : Grupçuluk. Kabilecilik. Kabilesel bir toplumun inançları ve gelenekleri. Hizipçilik. Aşiretçilik. Bir kimsenin kabilesine veya grubuna karşı güçlü sadakati.

Intertribal : Kabileler arası.

Tribasic : Üç tek değerlikli temel atomu veya grubu olan (kimya). Tribazik. Üç bazlı. Temel atomlarla veya gruplarla yeri doldurulabilir üç hidrojen atomu içeren.

Tribade : Homoseksüel kadın. Cinsel yönden bir başka kadını çekici bulan kadın. Lezbiyen.

Tribadism : Kadın homoseksüelliği. Bir kadının bir başka kadına karşı hissettiği cinsel çekim. Lezbiyenlik. Tribadizm.

Tribdluminescence : Sürtünümlü ışıldama. Kamış şekeri gibi kimi buzsullar ezildiğinde gözlenen ışıldama.

Tribeman : Kabile üyesi.

İngilizce Tribally Türkçe anlamı, Tribally eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tribally ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tribe : Uyruk. Budun. Aşiret. Belli bir yerde oturan; dil, ağız ve kültür yönünden büyük bir türdeşlik gösteren; birden çok boy ve köyden oluşan; ata ruhu ya da tanrıya inanan; genellikle bir yönetici ya da kurulca yönetilen; yapısında bulunan köy ve aileler arasında toplumsal, ekonomik, dinsel, kan ya da evlilik bağları bulunan siyasal nitelikteki topluluk, bk. boy, dil, ağız, kültür, köy. krş. topluluk. Tribü. Boy. Aynı sınıftan kimseler. Kavim. Meslek grubu.

 

Phratry : Boy ya da uruk denen topluluğun bölümlerine verilen ad. Kapalı bir yerleşim alanındaki klanların birleşerek oluşturdukları toplumsal birlik; jens ile tribü arasındaki aracı halka. Fratri. Oymak. Uruk. Boy.

Clan : Budun. Ortak bir atası olan insan topluluğu. Bağlı oldukları atasoyla birlikte aynı düşsel atadan türediklerine inanmanın bir sonucu olarak birbirlerini kansal akraba sayan, bu nedenle aralarında evlenmeyip dışevlilik yapan, tüm toplumsal ve ekonomik ilişkilerini tekyanlı akrabalık adı verilen babayanlı ya da anayanlı yöntemlerden birine uygulamak zorunluğunda bulunan bireylerin oluşturduğu geleneksel toplum, bk. atasoy, içevlilik, dışevlilik, tekyanlı akrabalık, babayanlı akrabalık, krş. ikiyanlı akrabalık. Grup. Zümre. Oy. Sop. Ataerkil ya da anaerkil yapılı ve genellikle dıştan evlenmeli yakınlık kümesi.

Clans : Grup. Zümre. Oymak. Klanlar. Klan. Boy.

Tribal : Kabileye ait.

Tribes : Boy. Oymak. Familya. Meslek grubu. Aşiretler. Aşiret. Takım.

Clannish : Klana ait. Birbirini tutan. Klan. Yabancıları sevmeyen. (grup) ayrılıkçı. Ayrılıkçı. Kabileye ait. Klik yaratan.

Midwifing : Gebelik ve doğum danışmanı. Oluşmasında (yapımında) yardımcı olmak. Ebe. Doğuma yardımcı olmak.

Sept : Yedi. Yedinci. Oymak. Uruk.

Midwife : Ebe. Oluşmasında (yapımında) yardımcı olmak. Gebelik ve doğum danışmanı. Doğuma yardımcı olmak.

Tribally synonyms : midwifes, midwifed.