Trod türkçesi Trod nedir

Trod ile ilgili cümleler

English: Ali introduced himself as Mary's ex-husband.
Turkish: Ali kendini Mary'nin eski-kocası olarak tanıttı.

English: Ali and Mary introduced themselves to each other.
Turkish: Ali ve Mary kendilerini birbirlerine tanıttılar.

English: "Knock knock, is anyone home?" "Go away!" "I can't hear you." "Okay, what is it?" "Allow me to introduce myself. I am Geronimo Stilton." "What do you want?" "Your Highness, allow me to cross your kingdom so that I can get—" "Denied." "But—" "Unless you're a true warrior." "Believe me when I tell you that I am NOT a knight." "So you have no sword?" "Not even one. I am not a knight." "How about a piece of the Triforce?" "I am NOT a knight!" "You look like a knight on this picture I found on your website." "I am not a knight!" "Then go away." "But... okay."
Turkish: "Tak tak, evde kimse var mı?" "Defol git!" "Seni duyamıyorum." "Tamam, ne var" "Kendimi tanıtmama izin ver.Ben Geronimo Stilton." "Ne istiyorsun?" "Ekselansları, Krallığınızdan geçmeme izin verin böylece ben-" "Reddedildi." "Ama-" "Eğer gerçek bir savaşçı değilsen." "İnan bana şövalye değilim." "Öyleyse hiç kılıcın yok? "Bir tane bile yok." " Şövalye değilim." "Triforce parçası için ne diyeceksin?" "Şövalye değilim!" "Web sitende bulduğum bu resimde bir şövalyeye benziyorsun." "Şövalye değilim!" "Hadi defol git." "Ama... Tamam."

 

English: Ali and Mary didn't know each other until John introduced them.
Turkish: Ali ve Mary John onları tanıştırıncaya kadar birbirlerini tanımıyorlardı.

English: Ali and I introduced ourselves to each other.
Turkish: Ali ve ben birbirimize kendimizi tanıttık.

Trod ingilizcede ne demek, Trod nerede nasıl kullanılır?

Trod on : Üstüne basmak.

Trod out : Ayağıyla söndürmek. Ayakla ezmek. Basıp söndürmek.

Trodden : Çiftleşmek (erkek kuş). Yürümek. Çiğnenmiş. Adımlamak. Ayaklar altına alınmış. Basmak. Ezmek. Arşınlamak. Dans figürü yapmak. Ezilmiş.

Trodden out : Ayağıyla söndürmek. Üstüne basılan. Basıp söndürmek. Ayakla basılmış.

Accelerating electrode : Hızlandırma elektrodu. Hızlandırma elektrotu.

Be introduced : Tanıtılmak.

Auxiliary electrode : Yardımcı elektrot.

Arteria gastroduodenalis : A. hepatica'nın bir kolu olan ve duodenumun pars kranyalisi üzerine giden atardamar, arterya gastroduodenalis. Arterya gastroduodenalis. Mide-duodenum atardamarı.

Bestrode : Her iki tarafında uzanmak. Hükmetmek. Ayaklarını açıp oturmak. İdare etmek. Bacaklarını ayırarak binmek. Üzerine binmek. Ata biner gibi oturmak. Her iki yakasında olmak. Üzerinden geçmek. Her iki tarafında bulunmak.

Astrodynamic : Astrodinamik.

İngilizce Trod Türkçe anlamı, Trod eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Trod ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Advance : İlerleme. İlerletmek. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. İleri sürmek. Gelişmek. Alacağına sayılmak üzere önceden yapılan ödeme. Öndelik. Avans vermek. Öne almak (tarih terimi). İleri gitme.

Crunches : Kıtır kıtır yemek. Hışırdamak. Çiğnemek. Çıtırdamak.

Pace : Ağır ya da düzgün adımlarla yürümek. Hız. Sürat. Uygun adım yürüyüş. Adımla ölçmek. Tempo. Volta atmak. Gezinmek.

Domineered : Hükmetmek. Zorbalık etmek. Baskı altına almak. Hakim durumda olmak. Baskı yapmak. Eziyet etmek. Hakimiyeti altına almak. Despotça hükmetmek. Zulmetmek.

Step : Önlem. Girişim. Adım atmak. Top taşıma. Etmek (dans). Sekilemek. Seyyar merdiven. Derece. Ayak sesi.

Catch : Tutulan. Enselemek. Top tutma. Takılmak. Tutmak. Çalışmak (mekanizma). Yakalamak. Duymak. Cezbetmek. Yakalanmak.

Push : Zorla kabul ettirmek. Ikınmak. Destek. Yardım. Dayanmak. Bastırmak. Çaba. Sıkıştırmak. Enerji. Baskı yapmak.

Treadler : Çiğnemek. Merdiven basamağının döşeme tahtası. Ayakla ezmek. Basamak yüzü.

Bray : Anırtı. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Kulak tırmalayıcı ses. Anırmak. Anırma. Anırır gibi bağırmak. Dövmek. Haykırmak. Dövmek (havanda).

Clip : Vurmak. Mandallamak. Klipslemek. Kısaltmak. Koşmak. Tutucu. Uçlarını kesmek. Kazıklamak. Göz kapaklarını açıp kapamak. Hile yapmak.

Trod synonyms : poke at, run, flood, trodden, brays, bruise, counterfeit, depress, nudge, crunched, compresses, pace out, walk, stepped, compress, treads, ankle, come on, have a walk, catches, bow down, ambulate, stepping, paced, foot it, elbow, ankled, bear down, step out, tread, attack suddenly, get about, come upon.

Trod zıt anlamlı kelimeler, Trod kelime anlamı

Pull : Girmek. Kenara parketmek. Koparmak. Kenara çekmek (araba). Zorlu tırmanış. Doldurmak. Etki. Fırt. Yolmak. Çekiştirmek.

Discouragement : Cesaretsizlik. Engel. Hevesin kırılması. Cesaretin kırılması. Vazgeçme. Hevesini kırma.