Troughs türkçesi Troughs nedir

Troughs ingilizcede ne demek, Troughs nerede nasıl kullanılır?

Trough of the sea : Dalgalar arası çukur.

Trough valley : U koyak. U vadi. Buzul koyağı.

Eaves trough : Saçak oluğu. Yağmur deresi. Dere.

Feed trough : Su deposu. (lokomotif) su deposu. Su deposu (tren). Seyyar yemlik. İçerisine hayvanların gereksinimi olan kırılmış yem veya tane yem konulan tahtadan veya metalden yapılmış, istenilen yere taşınabilecek büyüklükte değişik biçimlerdeki yem kapları.

Feeding trough : Yalak.

Water trough : Su kabı.

Glacial trough : U koyağı. Buzul aşındırmalarının etkisiyle oluşmuş, kesidi u biçiminde olan koyak.

Scalding trough : Haşlama teknesi.

Watering trough : Suvarma yalağı. Yalak. Suvat.

Low pressure trough : Alçak basınçlı dar ve uzun hava sahası.

İngilizce Troughs Türkçe anlamı, Troughs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Troughs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Content : Hazır. Razı. Doygun. Memnun kılmak. Öz. Tatmin etmek. Memnun. Anlam yükü. Lehte oy kullananlar. Türetme veya birleştirme yolu ile kurulan bir kelimede, o kelimeyi oluşturan kök, ek gibi ögelerden her birinin yeni kelimeye getirdikleri anlam katkısı: ince/ince+lik, somur-/somur-t-/somur-t-kan; anla-/anla-t-/anla-t-ıl-a+bilmek; ayak+kabı, deve+dikeni hanım+eli vb. yukarıdaki kelimeleri oluşturan ögelerden her biri birer anlam yükü taşımaktadır.

 

Keynote : Ana ilke. Parti programı. Esas nota. İlkeleri anlatmak. Dayanak. Açış konuşması yapmak. Ana nota. Vurgulamak. İlke. Açılış konuşması yapmak.

Thread : Film şeridini takmak. İplik geçirmek (iğneye). Pafta çekmek. Tel. İş parçacığı. İnce çizgi. Kaplamak. -e iplik geçirmek. Lif. Filmi projeksiyon makinesine takmak.

Idealisation : İdealleştirme. (britanya ingilizcesi) idealleştirme. Arıtma. Bir şeyi ideal hale getirme. Mükemmelleştirme. Romantikleştirme (idealization olarak da yazılır). Bir kimseyi veya bir şeyi ideal olarak görme.

Apron tank : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Film açındırmasında kullanılan, içine açındırmaç konulup film daldırılan kap. sürekli açındırma aygıtında çeşitli açındırma eriyiklerini taşıyan yan yana dizilmiş bu çeşit kaplardan her biri.

Substance : Substans. Güçlülük. Öge, madde, doku, özel nitelikleri olan madde, bir organ veya vücudu oluşturan şey. Cisim. Zenginlik. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Uzayda yer doldurup kimyasal bir yapısı olan varlık. Doğruluk. Madde. Asıl.

Motif : Yazında ve sanatta sık sık yinelenen, temayı vurgulayıcı öğe ya da süs. Özellikle proteinlerde görülen ve özel görevi olan üç boyutlu bir alt yapı. Örge. Motif. Öğelerin birleşmesinden doğan ve bir araya geldiklerinde halkbilim ürünleriyle olaylarının oluşumunu sağlayan birimlerden her biri. bk. öğe, anakonu, örge tümgesi, örnek, ayrık öğe.

 

Train of thought : Düşünce silsilesi. Düşünce treni. Düşüncenin devamlılığı. Fikir dizisi. Fikirler dizisi. Düşünce zinciri. Düşünce dizisi. Düşünce sırası. Fikir silsilesi.

Concept : Telakki. Fikir. Konsept. Tasavvur. Bir şey üzerinde birçok ayrı algıları kapsayan genel düşünce. bir olay, bir nitelik ya da nicelik üzerinde oluşan zihinsel imge. kaplamı ve içeriği bir im ya da sözle anlatılarak anlam kazandırılan soyut düşünce. Genel düşünce. Genel kavram. Dünyadaki nesnelerin, durumların, hareketlerin ve tasavvurların dildeki ifadesidir. kavramın değeri, niteliği aynı dili konuşan kimselerce aşağı yukarı aynıdır: ekmek, su, susuzluk, tembellik, delikanlı, dörtnala, tutumlu vb. Bir olay, nesne, durum ya da koşula, ayrıtsal özelliklerini bireştirerek kavranabilirlik kazandıran düşünsel bütünlük. Görüş.

Provision : Önlem. Yedek akçe. Karşılamak. İktisadi karar birimleri tarafından istenen veya gereksinim duyulan paranın verilmesi, ödeneğin veya malların sağlanması. Donatmak. Biriktirim. Tedarik. Hazırlık. Madde. Yiyecek veya gerekli şeyleri sağlamak.

Troughs synonyms : higher cognitive process, mental object, line of thought, thought process, whimsy, cognitive content, divergent thinking, out of the box thinking, mental synthesis, convergent thinking, logical thinking, basin, consideration, channel, burden, free association, ideation, mysticism, problem solving, chutes, feeding trough, whimsey, tank, gliders, mentation, couloir, opinion, cleft, synclines, conduit, generalisation, notion, trough of the sea.

Troughs zıt anlamlı kelimeler, Troughs kelime anlamı

Misconception : Yanlış fikir. Yanlış yorum. Yanlış anlama. Yanlış kanı. Yanlış kavram. Kavram yanılgısı. Yanlış kavrama. Kavram hatası.

Conception : Döllenmiş yumurtanın döl yatağına ulaşması, gebelik sürecinin başlaması, gebeliğin ana tarafından tanınmaya başlaması, konsepşın. Olaylar, düşünceler ya da nesneler üzerinde geliştirilen anlayış, değer ve yargı. Anlayış. Gebe kalma. Konsepşın. Başlangıç. Görüş. Algılanma biçimi. Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kavrayış.

Troughs antonyms : convergent thinking, divergent thinking.