Tuluk olmak nedir, Tuluk olmak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

İyice sulanmak, yumuşamak : Tuluk olmuş armudu severim.

Tuluk olmak anlamı, tanımı

Olma : Olmak işi

Olmak : Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Yitirmek, elinden kaçırmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Gerçekleşmek ya da yapılmak. Yol açmak. Sarhoş olmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Bulunmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Sürdürmek, yürütmek. Herhangi bir durumda bulunmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Geçmek, tamamlanmak. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Uymak, tam gelmek.

Tulu : Güneşin doğması, doğuşu.

Tuluk : Tulum.

Yumuşamak : Sertliği kalmamak, yumuşak duruma gelmek. Öfkesi, kızgınlığı, inadı geçmek.

Yumuşama : Yumuşamak işi. Sert ünsüzlerin yumuşak ünsüz veya sızıcı ünsüz oluşu, ötümlüleşme. Dünyada soğuk savaş döneminden sonra stratejik silahların geliştirilmesiyle başlayan siyasal gerginliğin ortadan kaldırılması siyaseti, detant.

 

Sulanmak : Sulama işi yapılmak. Suyu çoğalıp yoğunluğu azalma. Sulu duruma gelmek. Göz yaşarmak. Birine karşı duyulan cinsel isteği kendisine sezdirmek, yeşillenmek. Ciddiyetini, ağırlığını kaybetmek. İmrendiğini açığa vurmak.

Sulanma : Sulanmak işi. Bazı nesnelerin, havanın nemini soğurarak çözünme özelliği.

Olmuş : Olgunlaşmış, ergin.

Yumuş : İş, hizmet buyruğu: Bu çocuk hiç yumuş tutmuyor, ne yapacağız?. Toplantı, topluluk. İş, hizmet buyruğu. Vazife, hizmet, buyrulan iş, söz. Görev, vazife (Çayağzı). Ödünç alınan şey. İş, hizmet, ödev, vazife. İş, güç, çalışma.

Sever : Seven (kimse).

Sulan : Bataklık, sazlık, sulu yer : Deredeki sulanda çok sivrisinek vardır.

İyice : İyiye yakın. (iyi'ce) Tamamen. Çok, adamakıllı. (iyi'ce) Gereği gibi, derinlemesine, ayrıntılarıyla.

Seve : Kapı ve pencerenin yerleştiği kasa, çerçeve. Kapı, pencere pervazı.

Diğer dillerde Tularemi anlamı nedir?

İngilizce'de Tularemi ne demek ? : tularemia