Tumescence türkçesi Tumescence nedir

Tumescence ingilizcede ne demek, Tumescence nerede nasıl kullanılır?

Detumescence : Detumesans. Yumuşama. Şişkinlik inmesi.

Intumescence : İntumesans. Kabarma. Şişme. Şiş. Şişlik. Şişkinlik.

Intumescency : Kabarma.

Tumescent : Şişik. Kabarık. Kabaran. Şişen.

Detumescent : Şişi inik. Şişi inmiş.

Intumescent : Şişkin. Kabaran. Şişen.

Intumescentia lumbalis : Beşinci boyun – ikinci göğüs segmentler arasında bulunan ve ön ekstremitelerle göğüs ön ve yan duvarlarını uyaran sinirlerin çıktığı şişkinlik, intumezensiya lumbalis. İntumezensiya lumbalis. Omuriliğin bel şişkinliği.

Intumescentia : Şişkinlik. kalınlık. İntumezensiya.

Intumesce : Kabarmak. Fokurdamak. Genişlemek. Şişmek.

Intumescentia cervicalis : Omuriliğin boyun şişkinliği. Dördüncü ile beşinci segmentler arasında bulunan ve arka ekstremiteleri uyaran sinirlerin çıktığı şişkinlik, intumezensiya servikalis. İntumezensiya servikalis.

İngilizce Tumescence Türkçe anlamı, Tumescence eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tumescence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bloated : Kabarmış. Övünen. Olması gerekenden büyük. Davul gibi şişmiş. Normalden fazla. Şişmiş (karın). Şişmiş. Böbürlenen. Şişkin.

 

Nodule : İçinde oluştukları kayacın maddesinden başka bir madde ile yapılı, düzensiz yumrucuk biçiminde cisim. Baklagil kökleri ile rhizobium denilen ve azot depo eden bakterilerin ortak yaşamaları sonucu köklerde meydana gelen yumru şeklindeki yapılar. Düğümcük. Yumru. Bezecik. İçinde oluştuğu kayaçtan ayrımlı mineral maddelerle yapılı, düzensiz, düğümcük biçiminde cisim. Ufak maden parçası. Düğüm. Küçük boğum. Ufak boğum.

Gibbosities : Dışbükeylik. Çıkıntılı olan bir şey. Kambur olma durumu. Kamburluk. Gibosite. Dışbükey. Şiş.

Bouffant : Kabarık saç tarzı.

Blubbery : Şişik. Şişman. Şişkin.

Protuberance : Kamburluk. Yumru. Tümsek. Protuberans. Çıkıntı. Kabarıklık. Kabartı.

Bump : Gafleten. Küt. Çarpma. Yumru. Vurmak. Çıkıntı. Çarpmak. Kütlemek. Çarpışmak. Bindirmek.

Rising : Doğuş. Ayaklanma. Ucu sararmış sivilce. Yükselme. Şiş. Doğan. Artış. Baş kaldırma. İhtilal.

Ganglion : Sinir düğümü. Merkezi sinir sistemi dışında bulunan, sinir hücrelerinin gövdelerinden oluşan düğüm, gangliyon. Merkezi sinir sistemi dışında yerleşen sinir hücresi gövdeleri topluluğuna verilen genel ad. düğüm veya düğüm benzeri bir kitle. Ganglion. Lenf bezi. Gangliyon. Boğum. Yoğun sinir hücreleri yığını (anatomi terimi).

Bunchiest : Salkımlar halinde yetişen. Demet halinde.

Tumescence synonyms : tumidness, blains, convex, bloat, bulgy, bosses, tumidity, inflation, bunchy, protuberances, bullous, boss, bulgier, bulginess, distension, brushy, lump, blain, bunchier, puffiness, chilblain, cambers, baggings, camber, bulgiest, bloatedness, bagging, bulge, knoll, dyspepsy, intumescence, bouffants, gibbosity.

Tumescence ingilizce tanımı, definition of Tumescence

Tumescence kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Intumescence. The state of being swollen. The act of becoming tumid.