Turn tail türkçesi Turn tail nedir

Turn tail ingilizcede ne demek, Turn tail nerede nasıl kullanılır?

Turn : Çark etmek. Dansçının dönmesi. Saptırmak. Bulandırmak. Değişiklik. Ekşimek. Etkilemek. Deneme sırası. Devir. Hastalık nöbeti.

Tail : Arka. Biyoloji, madencilik alanlarında kullanılır. Kuyruk yapmak. Kuyruk. İzlemek. Azalmak. Art uç ya da bir hayvanın arda doğru uzayan kesimi. Peşine takılmak. Bozuk paranın resimsiz tarafı. Kuyruk takmak.

Turn tail and run : Kuyruğunu kıstırıp kaçmak. Kuyruğunu bacaklarının arasına alıp tüymek.

Turn a blind eye : Görmezlikten gelmek. Görmezden gelmek. Gözlerini kapatmak. Göz yummak. Gözünü kapamak. Görmemezlikten gelmek.

Turn a blind eye to : Önemsememek. Arka plana atmak. - karşı gözleri köre dönmek. Görmezlikten gelmek. Dikkat etmemeyi tercih etmek. -e göz yummak.

Turn a cartwheel : Yanlamasına takla atmak. Yanlamasına taklalar atmak.

İngilizce Turn tail Türkçe anlamı, Turn tail eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Turn tail ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blow through : Çabucak bitirmek. Hızla harcamak.

Bust out of : Topuklamak. Kirişi kırmak.

Bolts : Çekilmek (partiden). Süzmek. Çiğnemeden yutmak. Fırlamak. Elemek. Tıkınmak. Sürgülemek. Tülbentten geçirmek. Cıvata dişleri.

 

Cut away : Kesip atmak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bağlayıcı çekim. Kesip çıkartmak (örneğin, oğluma ağaçtan dışarı uzanan dalları kesmesini rica ettim). Bir görünçlüğün kurgusunda zaman ya da akıcılık yönünden duyulan boşluğu doldurmak için kullanılan çekim. Budamak. Kesip çıkartmak. Kesip çıkarmak. Film çekimi sırasında hızlıca başka bir sahneye geçmek veya başka bir şeye odaklamak (örneğin, savaş sahnesinin çekimi sırasında, askerin yaralandığı zaman yönetmen 'şimdi kesip atın!' diye bağırdı).

Hop it : Yaylanmak. Bas git!. Gitmek. Gidivermek. Çabucak kaçmak. Çekip gitmek. Fırlayıp kaçmak.

Do a fade out : Defolup gitmek.

Abscond : Kanundan kaçmak. Kaçıp gizlenmek. Alacaklıdan kaçmak. Gizlice kaçmak. Gizlice gitmek. Saklanmak. Kaçmak (bir suçtan dolayı). Gizlenmek.

Bunked : Kuşet. Kaçma. Asmak (dersleri). Palavra. Ranzada yatmak. Yatakta yatmak. Tabanları yağlamak.

Clear out : Boşaltmak. Çekip gitmek. Satıp bitirmek. Boşaltıp temizlemek. Ortadan kaybolmak. Çekilip gitmek. Tertemiz etmek. Defolmak. Yıkılmak.

Blow : Körüklemek. Yanmak. Esmek (rüzgar). Fışkırmak. Yelpazelemek. Sigorta atmak (elektrik). Çalmak. Küfretmek. Uçurmak. Su fışkırtmak (balina).

Turn tail synonyms : bleed off, skive off, do a bunk, run away, absconding, absquatulation, duck out, make oneself scarce, beat a hasty retreat, bunks, vamoose, buzz off, avoid, blew, bust out, take a powder, bunking, clear off, bolted, beat a retreat, fled, boogie, skin out, absconds, break away, boogies, flee, abscond from, absquatulate, bolt, beat feet, escape from, vamoosed.