Turnup türkçesi Turnup nedir

  • Duble paça.
  • Katlı.
  • Katlı kısım.
  • Paça kıvrığı.
  • Şans.

Turnup ingilizcede ne demek, Turnup nerede nasıl kullanılır?

Turnups : Şans. Katlı. Paça kıvrığı. Duble paça.

Turn a blind eye : Görmezlikten gelmek. Gözlerini kapatmak. Görmemezlikten gelmek. Göz yummak. Gözünü kapamak. Görmezden gelmek.

Turn a blind eye to : Görmezlikten gelmek. -e göz yummak. Dikkat etmemeyi tercih etmek. - karşı gözleri köre dönmek. Önemsememek. Arka plana atmak.

Turn a cartwheel : Yanlamasına takla atmak. Yanlamasına taklalar atmak.

Turn a deaf ear : Önemsememek. Dinlemeyi reddetmek. Kulak asmamak. Aldırmamak. Kulak ardı etmek. Duymamazlıktan gelmek. - karşı kulaklarını tıkamak veya sağıra dönmek. Duymazdan gelmek.

Turn adrift : Ortada bırakmak. Yüzüstü bırakmak. Akıntıyla gitmek. Başıboş bırakmak.

Turn an honest penny : Namuslu biçimde para kazanmak. Hayatını dürüst yollardan kazanmak. Dürüstçe ve alın teri ile para kazanmak. Dürüst biçimde para kazanmak. Namusuyla kazanmak. Namusuyla para kazanmak. Alın teri ile kazanmak. Bir maaş kazanmak için saygıdeğer bir işte çalışmak. Alın teri dökmek. Namusu ile ekmeğini kazanmak.

Turn a street corner : Köşeyi dönmek.

Turn about : Geriye döndürmek. Öbür tarafa dönmek. Altüst etmek. Vazgeçmek. Evirip çevirmek. Geriye dönmek.

 

Turn against : Düşman etmek. Karşı çıkmak. Düşman olmak. Aleyhine dönmek. E doğru çevirmek. Aleyhine döndürmek.

İngilizce Turnup Türkçe anlamı, Turnup eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Turnup ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Break : Daha iyi yapmak. Ağarmak. İhlal etmek. Yakın dövüşü bırakmak. Söylemek. Kaçmak. Parçalamak. Tan. Mola.

Sleeve : Manşon (boru için). Elbise kolu. Bilezik. Kol (giysi için). Kol düzeni. Kol. Bağlantı bileziği. Bir dingil üzerine ya da yuva içine geçirilen, geniş halka. Plak kabı.

Chances : Olasılık. Tesadüf. Baht. Fırsat. Kısmet. Risk. Riziko. İhtimal. İmkan.

Flukiest : Dönek. Tesadüf. Şansa bağlı. Kararsız.

Arm : Cephane. Giysi kolu. Dal. Zırh giydirmek. Silahlandırmak. Vücudun, omuz başından parmakların ucuna dek uzanan üyesi. Güç. Şube. Askerlik. Kol.

Decker : Birden fazla güvertesi olan. Ciltli. Ambarlı. İndiana eyaletinde yerleşim yeri. Güverteli. Çok katlı.

Leg : Bacak. Basamak. Hızlı yürümek. Üçgenin taban olmayan kenarı. Koşmak. Yan kulisleri maskelemekte kullanılan çerçeve. Kadem. But. Yan perde. Ara.

Lap : Örtmek. Oburca yemek. Hafif hafif çarpmak (dalga). Yalayarak içmek. Üzerine koymak. Kucak. Kucaklamak. Şapır şupur içmek. Sarmak. Dönü.

Fluky : Tesadüfi. Dönek. Tesadüfe dayanan. Şansa bağlı. Tesadüf. Kararsız.

Turnup synonyms : trouser cuff, storeyed, good fortune, foliated, creased, multiple, flukey, overlap, turnups, chancing, folder, cuff, furrowy, accidentalness, corrugated, flukier, fluke, chanced, auspiciousness, flukes, chance, facing, fortune, contingence, folded, storied.