Turn about türkçesi Turn about nedir

  • Evirip çevirmek.
  • Öbür tarafa dönmek.
  • Geriye dönmek.
  • Vazgeçmek.
  • Altüst etmek.
  • Geriye döndürmek.

Turn about ingilizcede ne demek, Turn about nerede nasıl kullanılır?

Turn : Sürpriz. Eğilim. Değişim. Sıra. Olmak. Yönelme. Ekşimek. Çark etmek. Çevrilmek.

About : Ötede beride. Hakkında. Değişli. Yakınında. İlgili. Üstünde. Buralarda. Sıralarda. Sularında. Üzere.

Turn and turn about : Hep değişen. Sırayla. Değişik bir şekilde. Sıra ile değişik bir şekilde. Nöbetleşe. Nöbetle. Peş peşe. Sıra ile. Birinin peşinden bir diğeri.

Turn a blind eye : Görmezlikten gelmek. Gözlerini kapatmak. Görmezden gelmek. Göz yummak. Gözünü kapamak. Görmemezlikten gelmek.

Turn a blind eye to : Arka plana atmak. -e göz yummak. Önemsememek. Dikkat etmemeyi tercih etmek. Görmezlikten gelmek. - karşı gözleri köre dönmek.

Turn a cartwheel : Yanlamasına takla atmak. Yanlamasına taklalar atmak.

İngilizce Turn about Türkçe anlamı, Turn about eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Turn about ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bedeviling : Delirtmek. Şaşırtmak. Çileden çıkartmak. Kafasını karıştırmak. Bozmak.

Bedevilled : Delirtmek. Eziyet edilmiş. Bozmak. Kötü davranılmış. Şaşırtmak. Çileden çıkartmak. Kafasını karıştırmak. Mağdur edilmiş. Çileden çıkarılmış.

 

Agitating : Tahrik etmek. Çalkalanmak. Tekrar karma. Karıştırmalı. Propaganda yapmak. Çalkalamak. Sallamak. Çalkalama. Sarsmak.

Depolarize : (amerikan ingilizcesi) kutupluluğu kaldırılmak (depolarise olarak da yazılır). Sarsmak. Nötürleştirmek. Kutupluluğunu gidermek. Kutupsallığını önlemek. Depolarize etmek. Kutuplaşmayı önlemek. Depolarizasyon eylemi.

Abnegate : İnkar etmek. Kaçmak (sorumluluktan). Yadsımak. Feragat etmek. Tanımamak. Feda etmek. Reddetmek. Ülkeden ayrılmak.

Agitate : Ortalığı karıştırmak. Kamuoyunu kışkırtmak. Acı vermek. Çalkalanmak. Sarsmak. Sallamak. Galeyana getirmek. Üzmek. Telaşlandırmak. Yaygara koparmak.

Abjure : Terk etmek. Dönmek (dininden). El çekmek. Yüz döndürmek. Yemin ederek reddetmek. Vazgeçtiğine dair yemin etmek. İnkar etmek. Yemin edip bırakmak. Feragat etmek.

Cluttering : Tıka basa doldurmak. Yığmak. Karmakarışık konuşma. Darmadağın etmek. Hızlı konuşma.

Abjures : Tövbe etmek. Yemin ederek vazgeçmek. Vazgeçtigine dair yemin etmek. Yeminle vazgeçmek. Feragat etmek. İnkar etmek. Dönmek (dininden). Yemin ederek reddetmek. Vazgeçtiğine dair yemin etmek.

Abdicated : El çekmek. Tahttan çekilmek. Çekilmek (kral veya kraliçe tahttan). Bırakmak. Tacını ve tahtını terketmek. Tahttan çekilmek (kral veya kraliçe). Terketmek (tacını ve tahtını). Çekilmek. İstifa etmek.

Turn about synonyms : agitates, back down, bollixing, face about, abandon hope, abnegates, abdicating, abstention, switch backward, depolarise, about turn, clutter up, abdicate, turn around, abandons, bollix, abstentions, bedevilling, abjured, bollixed, bring back, bedevil, bedevils, abdicates, turning about, bollixes, abandon, back.