Tuvaltı nedir, Tuvaltı ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Sofrada artan ekmek parçası : Sofrada tuvaltı bırakma.

Tuvaltı tanımı, anlamı

Tuval : Üzerine resim yapılan, gerdirilmiş keten, kenevir veya pamuklu kaba kumaş. Bu kumaşın üzerine yapılmış tablo

Bırakma : Bırakmak işi.

Artan : Bakıyye (bk. kalan). Yarar, fayda. Üstünlük, meziyet, nitelik.

Sofra : Masa, sini vb. şeylerin, yemek yemek üzere hazırlanmış durumu. Halı göbeğinde daire biçimindeki çiçekli bölüm. Genellikle tekerlek biçiminde, üzerinde yemek de yenebilen ayaklı hamur tahtası. Anüs. Birlikte yemek yiyenlerin tümü.

Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.

Ekmek : Tahıl unundan yapılmış hamurun fırında, sacda veya tandırda pişirilmesiyle yapılmış olan yiyecek, nan, nanıaziz. Serpmek. Bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek. İnsanı geçindirecek iş, kazanç. Yemek, aş. Bir şeyin başlamasına yol açacak sebepleri hazırlamak. Yarışta geçmek. Birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek, savuşmak, atlatmak. Parayı boşuna harcamak, ziyan etmek. Toprağı ekip biçmek için kullanmak.

 

Parç : Şişman adam. Topraktan yapılmış yoğurt kabı. Emzikli testi, topraktan yapılmış ibrik. Bakır su tası. Bakır su tası, maşrapa. Su tası. Bakır su bardağı. (Başkışla Karaman Konya).

Ekme : Ekmek işi.

Bıra : Birader, kardeş. Bu yer, bk. bire, bura.

Diğer dillerde Tutuya borç verme anlamı nedir?

İngilizce'de Tutuya borç verme ne demek ? : pawbroker