Uçlanmak nedir, Uçlanmak ne demek

  • Uçlu duruma gelmek
  • Vermek.

"Uçlanmak" ile ilgili cümleler

  • "Tıngırın varsa uçlan, dedi." - S. F. Abasıyanık

Yerel Türkçe anlamı:

Yararlanmak.

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

(Argo) Türk gölge oyunu tiplerinden Karagöz, külhanbey ve Matiz'in «vermek» anlamında kullandıkları argo sözcük.

Tiyatro'daki terim anlamı:

(Kar.): Karagöz, Matiz ve Külhanbeyi tiplerince "vermek" anlamında kullanılan argo.

Uçlanmak tanımı, anlamı:

Uçlu : Filtreli (sigara). Ucu olan, ucu çıkan.

Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır.

Gelme : Yetişme. Gelmiş olan. Gelmek işi. Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi.

Vermek : Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Ödemek. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Satmak. Ayırmak, harcamak. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Tespit etmek. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Dayamak. Kazandırmak, katmak. Bırakmak veya bağışlamak. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Ondan bilmek, atfetmek. Sahip olmasını sağlamak. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Doğurmak. Yaymak. Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Herhangi bir duruma yol açmak. Hepsini herhangi bir duruma sokmak.

 

Gelmek : Çıkmak, yönelmek. Sonuç çıkmak. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. Belli bir süre dolmak. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Oturmaya, ziyarete gitmek. Kazanılmak, sağlanılmak. Belli bir zamana ulaşmak. Ortaya çıkmak, doğmak. Mal olmak. Türemek. Uygun düşmek. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. Herhangi bir sırada bulunmak. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. İzlemek, takip etmek. Ulaşmak, varmak. Dayanmak, tahammül etmek. Olmak, -e uğramak. Görünmek, sanılmak. Kadar olmak. Akmak. Biriyle birlikte gitmek. Düşmek, rast gelmek. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. Getirmek. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. Uymak. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. İsabet etmek. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. Başlamak, ortaya çıkmak. Katılmak, eklenmek.

Diğer dillerde Uçlanmak anlamı nedir?

İngilizce'de Uçlanmak ne demek? : v. fork over, fork out, fork up, give

Almanca'da Uçlanmak : herausrücken