Ufo nedir, Ufo ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Yemek (çocuk dilinde).

Ufo ile ilgili Cümleler

  • Hiç ufo gördünüz mü?
  • Bir UFO gökyüzünde uçuyor.
  • Bir UFO gördüğünü mü söylüyorsun? Hadi ama!
  • UFO ne demek? Sanırsam, tanımlanamayan uçan nesne demek.
  • UFO tanımlanamayan uçan nesne anlamına gelir.
  • Bir UFO gördüm.
  • Bir UFO nedir?
  • Ben bir UFO gördüm.
  • Gerçekten bir UFO gördün mü?
  • Ali asla bir UFO görmedi.
  • Ali dün gece bir UFO gördüğünü söylüyor.
  • Dün gece uçan bir UFO gördü.

Ufo hakkında bilgiler

UFO (İngilizce: "Unidentified Flying Object"/tanımlanamayan uçan nesne); bilimsel bir açıklaması olmadığı ve genellikle dünya dışı yaşam taşıdığı iddia edilen gizemli nesne. Türkçede uçan daire kavramı da sıklıkla UFO anlamında kullanılır. UFO fenomenleri bazen sadece gözlemcilerin iddiasından, bazen de çeşitli kayıt cihazlarıyla elde edilen görüntü ve/ya seslerden ibarettir. UFO'larla ilgili kayıt ve iddiaları inceleyen kişilere ufolog, bu uğraşa ise ufoloji adı verilir. Daha öncesinde de UFO gözlemleri yapılmış olmakla birlikte, gözlem raporları 1950’li yıllardan itibaren, özellikle ABD’de büyük bir artış göstermiştir. Bu yıllardan itibaren günümüze kadar on binlerce UFO iddiası kaydedilmiştir. UFO'lar İngilizcede "flying saucer" (uçan çay tabağı) olarak da bilinir. Bunun nedeni ilk ünlü UFO vakası olarak kayıtlara geçen ve 1947'de ABD'de meydana gelen bir olaydır. İş adamı Kenneth Arnold hususî, küçük uçağı ile Washington'daki Rainier Dağı civarında uçarken, 9 tane, "hilal şeklinde" uçan nesne gördüğünü ve "nesnelerin suda sektirilen çay tabakları gibi hareket ettiğini" iddia etti. Haberi yayımlayan gazete hatalı olarak "nesnelerin çay tabağı (saucer) şeklinde olduğunu" yazdı ve "flying saucer" adı yerleşti. UFO iddiaları çok eski zamanlardan beri yapılmaktadır. Kimi ufologlara göre, İspanya'daki Altamira Mağarası'ndakiler veya Cougnac'taki (Fransa) Lot (Pech-Merle) Mağarası'ndaki tuhaf tasvirler UFO tasvirleri olabilir. Ayrıca Cezayir’deki Tassili freskleri gibi bazı resim ya da heykelcikler ilginç biçimde 20. yüzyıldaki raporlarda betimlenen uzaylı tasvirleriyle benzerlik göstermektedir. Bu durum bazı ufologlar göre, UFO fenomeninin insanoğlu hava araçlarını icat etmeden önce de mevcut olduğunun bir kanıtıdır.

 

Ufo tanımı, anlamı

On binlerce : Pek çok, çok sayıda

Yayımlayan : Nâşir.

Çocuk dili : Çocukların belli birtakım seslerden, basitleştirilmiş kurallardan, örneklemelerden yararlanarak kullandıkları dil.

Benzerlik : Benzer olma durumu. İki üçgende köşelerinin eşlenmesine göre karşılıklı açıların eş ve karşılıklı kenarların orantısından doğan durum.

İngilizce : Hint-Avrupa dil ailesinden, İngiltere'de, biraz farklı biçimiyle Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Avustralya ve İngiliz uygarlığını benimsemiş olan ülkelerde kullanılan dil, İngiliz İngilizcesi. Bu dille yazılmış olan.

 

İnsanoğlu : İnsan, âdemoğlu, fâni.

Göstermek : Birini veya bir şeyi işaretle belirtmek. Bir şeyin etkisi altında tutulmak. Görünmek, benzemek. Belirtmek, anlatmak. Öğretmek, açıklamak. Görülmesini sağlamak, görmesine yol açmak. Kanıtla inandırmak. Güzelliğini ortaya çıkarmak, temsil etmek. Yapmasını söylemek, görevlendirmek. Etmek. Herhangi bir biçimde değerlendirmeye yol açmak. Sert bir biçimde karşılık vermek.

Nesneler : Eşyâ. -töresi: eşyâ hukuku.

Heykelci : Heykel yapan sanatçı, heykeltıraş, yontucu.

Gösterme : Göstermek işi. Teşhir, sergileme.

Gözlemci : Dikkatle, eleştirici bir gözle gözlem yapan kimse, müşahit. Gözlemevinde gözlem yapan kimse, rasıt. Teleskop. Bir konferans, kongre vb.ne katılan, genel olarak söz alma ve önerge verme hakkı olmayan, toplantıları kendi veya başkası adına izleyen kimse, müşahit. Bir karşılaşmayı izleyip kurallara uyulup uyulmadığını bildiren rapor yazmakla görevli kimse.

İş adamı : Kazanç sağlamak amacıyla ticaret veya sanayiye yatırım yapan kişi.

Binlerce : Pek çok, çok sayıda.

Olabilir : Gerçekleşme imkânı bulunan, olur, mümkün, kabil.

İtibaren : -den başlayarak, -den beri. -den sonra.

Açıklama : Açıklamak işi, izah.

Tabaklar : Adana ili, Tuzla nahiyesine bağlı bir bölge. Afyon ili, Emirdağ belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Çanakkale kenti, Gülpınar nahiyesine bağlı bir yer. İzmir şehrinde, Beydağ belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Zonguldak ili, Devrek ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Birlikte : Bir arada, beraberce, hep beraber. Yanında, beraberinde. Beraber.

Bilimsel : Bilimle ilgili, bilime dayanan, ilmî.

Yapılmak : Yapma işine konu olmak. Gerçekleştirilmek, ortaya çıkarılmak.

Diğer dillerde Ufakölçekte yüzey gerilimi anlamı nedir?

İngilizce'de Ufakölçekte yüzey gerilimi ne demek ? : microscopic surface tension