Ultrasound transducer türkçesi Ultrasound transducer nedir
- Veterinerlik alanında kullanılır.
- Prob.
- Ultrason probu.
- Elektrik sinyalini ultrasonik sese, ultrasonik sesi de yeniden elektrik sinyaline dönüştürerek monitörde görülebilmeyi sağlayan aygıt. günümüzde ultrasonografi aygıtlarında, sektör, konveks ve lineer prob çeşitleri kullanılmaktadır.
- Transüder.
Ultrasound transducer ingilizcede ne demek, Ultrasound transducer nerede nasıl kullanılır?
Ultrasound : 20000 megahertzden (insanın duyabileceği frekansın üzerinde) daha yüksek frekanstaki ses dalgaları. Ültrason. Ultrases. Sesötesi. Medikal görüntüleme ve tedavi için ultrasonik ses dalgaları kullanımı. 20 herz ile 10 megaherz arasındaki olan ve insan kulağının işitemediği ses dalgaları, ultrases. Sesüstü dalga. Ultrason. Sesüstü.
Transducer : Aktaraç. Güç çevirici. Bir ya da birkaç araçtan ya da yayın dizgesinden, çeşitli biçimlerdeki dalgayı alan ve bunları başka bir biçimde bir ya da birkaç başka araç ya da yayın dizgesine veren aygıt. (buna göre, sesyayar, sestoplar, plakçalar, vb. birer değiştirgeçtir). Hissedici eleman. Değiştirgeç. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dönüştürücü. Transdüser. Çevirgeç. Transformatör.
Ultrasound power : Cerrahide ve endüstride kullanılan ses enerjisi. ses frekansı cm2ye 10 wattdan fazladır. Ultrason enerjisi.
Ultrasound scanner : Ultrasonografik muayene yapmaya yarayan aygıt. Ultrason cihazı.
Active transducer : Aktif dönüştürücü. Aktif transdüktör. Etkin dönüştürücü.
Analog to digital transducer : Analog-sayısal dönüştürücü. Analogdan sayısala dönüştürücü.
İngilizce Ultrasound transducer Türkçe anlamı, Ultrasound transducer eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Ultrasound transducer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Linear transducer : Lineer prop. Lineer dönüştürücü.
Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.
A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.
A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.
Abdominal palpation : Abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.
Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.
Probe : Araştırmak. Sonda ile yoklamak. Araştırma yapmak. Soru sorarak sondaj yapmak. Sonda koymak. Sondaj yapmak. Derinine inmek. İskandil etmek. Melezleme ile nükleik asit zincirine yerleştirilerek bunlarla melezlenen dizileri bulmak üzere kullanılan kimyasal ya da radyoaktif olarak işaretli dna ya da rna parçası. Derin yara vb. gibi oluşumları sondayla yoklama. ultrasonografik muayenede ultrases dalgaları üretip dokuya gönderen ve dokuya çarpan ses dalgalarının yansımalarının geri alınmasını sağlayan ultrasonografi cihazının kısmı, transüder genler veya hedef dna parçalarındaki tamamlayıcı baz sırasını tanımlamak için kullanılan, sıklıkla bir belirleyici molekülle işaretlenmiş tek zincirli dnadan oluşan molekül.
A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.
A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.
Abdomen : Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karın (böcek gövdesinde). Abdomen. Batın. Böcek gövdesinin alt kısım. Karın. Karnın altı.
Ultrasound transducer synonyms : abdominal fat necrosis, abattoir, abdominal pain, a amplitude mod, abaxial, abdominal distention, convex transducer, microconvex transducer, sector transducer, a c deformity, a dna.

Bu kısımda Ultrasound transducer kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Ultrasound transducer ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Ultrasound transducer anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Ultrasound transducer ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.