Umping türkçesi Umping nedir

  • Hakemlik etmek.
  • Hakem.
  • Hakemlik yapmak.

Umping ile ilgili cümleler

English: Ali committed suicide by jumping off a cliff.
Turkish: Ali bir uçurumdan atlayarak intihar etti.

English: Ali committed suicide by jumping in front of a train.
Turkish: Ali bir trenin önüne atlayarak intihar etti.

English: "It must be great to be tall." "Do you think so? It's not really that great. You keep bumping your head on the ceiling."
Turkish: "Uzun boylu olmak harika olmalı." "Öyle mi düşünüyorsun? Gerçekten o kadar harika değil. Kafanı tavana çarpmaya devam edersin."

English: Ali committed suicide by jumping off a bridge.
Turkish: Ali bir köprüden atlayarak intihar etti.

English: Ali chickened out and didn't try bungee jumping.
Turkish: Ali cesaret edemedi ve bangi jampingi denemedi.

Umping ingilizcede ne demek, Umping nerede nasıl kullanılır?

A thumping majority : Büyük çoğunluk.

Anti dumping duty : Gatt kurallarına göre, dış ticarette fiyat kırarak haksız rekabete girişen ülkelere karşı fiyat indirim tutarı kadar uygulanan vergi. Düşürüme karşı vergi.

Antidumping : Antidamping. Antidumping.

Bottom dumping : Alttan dökme.

Bumping : Bindirmek. Darbe. Toslamak. Çarpışmak. Su içeren petrol ürününün kaynama sırasında kabın duvarına yaptığı vuruntu. Çarpmak.

 

Bungee jumping : İnsanların yüksek bir yerden aşağıya doğru atladıkları ve esnek bir halatla yukarı çekildikleri bir etkinlik.

Crumping : Çıtırdama sesi yapmak. Pat sesi çıkartmak. Crump. Tennessee eyaletinde yerleşim yeri. Şiddetlice vurmak.

Cytoplasmic pumping hypothesis : Soymuk boruları yapıları boyunca ve floem tabakası porlarından floem borusu boyunca sitoplazmanın, ipliksi proteinlerin kasılıp gevşemesi ile meydana gelen peristaltik bir akımı olduğunun ileri sürüldüğü hipotez. Sitoplazmik pompalama hipotezi.

Clumping : İndirmek (argo terim). Atın ayaklarını sert zemine vurduğunda çıkan ses. Kümelenme. Kümeye eklemek. Kümeleşme. Yumruklamak. Yığmak. Ağır adımlarla yürümek.

Can i go bungee jumping there : Orada bungee jumping yapabilir miyim.

İngilizce Umping Türkçe anlamı, Umping eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Umping ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ref : Baş. Başvuru. Başv.

Sound : Ciğerlerden gelen havanın ses yolunun herhangi bir noktasındaki boğumlanması ile oluşan ve yayılarak kulakta, bir ünlü olarak veya bir ünlü ile birlikte algılanan titreşim: a, m, n, y, s. Deliksiz (uyku). Öttürmek. Oturaklı. Genel anlamı içinde, insan sesi olmayan herhangi bir ses. bir nesnenin titreşimlerinin havada dalgalar halinde işitme duyumuza etki yapmasıyla ortaya çıkan ses. Yoklamak (düşünce veya fikir). Güvenilir. Etki bırakmak. Sağlıklı. Geçerli.

Arbitrager : Arbitraj yapan kimse. Arbitrajcı. Arabulucu. Risksiz bir şekilde eşit olmayan fiyatlardan kar etmek için değişik piyasalarda mal veya yatırım araçları alıp satan kimse (finans). Komisyoncu.

 

Umpired : İki hakemin karara varamaması durumunda karar için üçüncü bir hakemin tayin edilmesi. Hakem olmak. Tahkimde üçüncü hakem.

Umps : Hakemin kısa şekli. Hakem (argo terim).

Adjudicator : Yargıcı. Hakim. Yargıç.

Arbiter : Yargıcı. Efendi. Tarafsız kişi. Belirleyici. Son söz sahibi. Arabulucu. Söz sahibi. Uyuşmazlığı çözmekle görevli.

Arbitrate : Aracılık yapmak. Tarafsız birinin kararına bağlayarak halletmek (meseleyi). Arabuluculuk yapmak. Hakeme gitmek. Hakemlik yapmak (iki taraf arasında). Hakem olarak karar vermek. Anlaşmazlığı çözümlemek. Hakeme başvurmak.

Arbiters : Tarafsız kişi. Uyuşmazlığı çözmekle görevli. Belirleyici. Arabulucu. Efendi. Söz sahibi. Yargıcı.

Referee : Orta hakemi. Oyunu yöneten iki hakemden anlaşmazlık halinde kararda yetki üstünlüğü olanı. Oyunu yöneten birinci hakem. Bir ayaktopu oyununu, alan içinden, oyun kurallarına uygun yönetmekle görevli, özel giysisi olan kişi. (kural dışı davranışlara ödek vermek, oyunun başlangıç ve bitimini bildirmekle görevlidir.). Yarışlarda, ölçmelerin denetimini yapmakla görevli, uygulama anlaşmazlıklarını çözümlemekle yükümlü bulunan, l.a.a.f. yönetmeliğinin uygulanmasından sorumlu yargıcı. Bilirkişi. Oyunu yöneten hakemin bir kararı hakkında kurallara uygunluk yönünden çıkabilecek bir anlaşmazlığı sonuca bağlayacak olan hakem. Hakem olmak.

Umping synonyms : encampment, inhabitancy, arbitrators, arbitrageurs, laudators, adjudicates, umpire, arbitrageur, arbitragers, adjudicate, mediator, clunk, adjudicated, tenting, arbitrates, thud, habitation, refs, clump, adjudicators, bivouacking, daysman, laudator, ump, arbitral, arbitrating, judge, judging, arbitrator, adjudicating, thump, inhabitation, umpires.

Umping zıt anlamlı kelimeler, Umping kelime anlamı

Sensitizing : Duyarlı hale getirme. Duyarlaştırma. Duyarlılaştırma. Duyarlı hale getirmek. Duyarlılaştırmak. Duyarlaştırmak. Hassaslaştırma. Hassaslaştırmak.

Closed : Kapalı. Donmuş. Kapatılmış. Kapanmış. Bloke edilmiş. Örtük. Kapanık. Yumuk. Basına kapalı.