Uncomplicated türkçesi Uncomplicated nedir

  • Çetrefilsiz.
  • Kolay.
  • Karmaşıksız.
  • Açık.
  • Karışık olmayan.

İngilizce Uncomplicated Türkçe anlamı, Uncomplicated eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Uncomplicated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Easiest : Basit. Serbest. En kolay. Doğal. Dertsiz. Uysal. Zahmetsiz. Zevkli. Rahat.

Cushy : Rahat (meslek vb). Hoş. Hafif. Rahat.

Effortless : Çaba gerektirmeyen. Çaba göstermeyen. Çabasız. Gayretsiz. Zahmetsiz. Gayret etmeyen.

Unsophisticated : Mutevazı. Saf ve tecrübesiz. Toy. Doğal. Bozulmamış. Sade. Basit. Basit (aygıt). Kafasız. Sıradan.

Easier : Dertsiz. Zahmetsiz. Rahat. Huzurlu. Basit. Serbest. Daha kolay. Doğal. Zevkli.

Barest : Sade. Azıcık. Yapraksız. Yalın. Çıplak. Bomboş. En çıplak. Tüysüz. Tamtakır.

Readiest : Tamam. Hazırlamak. Amade. El altında. Razı. Hızlı. Her günkü. Gönüllü. Çabuk.

Apparentness : Belli olma. Besbelli. Ortada oluş. Aşikarlık. Meşru mirasçılık. Ortadalık. Açıklık. Anlaşılır olma. Görünüşte olan. Bariz.

Simple : Karmaşık olmayan. Budala. Kocakarı ilacı. Kolay anlaşılır. Yapması kolay. Geri zekalı. Yalın. İçten. Saf. Süssüz.

Bares : Açığa vurmak. Açmak. Gözle görülür hale getirmek. Soymak. Çıplak. Açılmak. Çıkarmak.

 

Uncomplicated synonyms : bawdies, flowing, easy to understand, easy, apparent, uncluttered, blankest, facile, elementary, cheap, above board, downhill, unproblematic, bare, cushiest, open and shut, aboveboard, blanker, unfussy, aboveground, barer, bawdy, readier, unalloyed, aperture, downhills, bleakish, avowed, cushier.

Uncomplicated zıt anlamlı kelimeler, Uncomplicated kelime anlamı

Complex : Karışık şey. Birbirine bağlı geniş bir bezemin (örnek: bir apartman katı) tam olarak kurulması durumu. Yalın olmayan.2- çözeltide kendisini oluşturan parçalara iki yönlü olarak ayrışan bir yükün ya da bileşik. Karmaşık. Bilinçaltına itilen birçok tutum, duygu ve anıların etkisi altında oluşan ve çok kez sinirli davranışlarla sonuçlanan ruhsal durum. Bileşik şey. Güçlük. Çeşitli öğelerden oluşan karma bütünlük ya da bileşenlerini amaçlı bir birlik içinde toplayan örüntü. Karmaşa. İki özdeciğin pek güçlü olmayan kuvvetlerle bir arada tutulmasından oluşan az kalımlı bileşik.

Difficult : Kavgacı. Titiz. Geçinmesi zor. Alıngan. Geçimsiz. Zorlu. Belalı. Müşkülpesent. Kazık. İnatçı.