Unhappiness türkçesi Unhappiness nedir

Unhappiness ile ilgili cümleler

English: In an ugly and unhappy world the richest man can purchase nothing but ugliness and unhappiness.
Turkish: Çirkin ve mutsuz bir dünyada, en zengin adam çirkinlik ve mutsuzluktan başka bir şey satın alamaz.

English: She divorced him after many years of unhappiness.
Turkish: Birçok mutsuzluk yıllarından sonra, o onu boşadı.

English: He divorced her after years of unhappiness.
Turkish: O, yıllar süren mutsuzluktan sonra onu boşadı.

English: My unhappiness probably is because I very much like to be alone.
Turkish: Mutsuzluğumun sebebi muhtemelen yalnız olmaktan çok keyif alıyor olmam.

English: Burak claimed that Tugba was the reason for his unhappiness.
Turkish: Burak mutsuzluğuna Tuğba'nın sebep olduğunu iddia etti.

Unhappiness ingilizcede ne demek, Unhappiness nerede nasıl kullanılır?

Causing unhappiness : Mutsuzluğa sebep olma. Yoksulluğa öncülük etme. Hoşnutsuzlukla neticelenme.

Unhappier : Aksi. Mutsuz. Yersiz. Üzgün. Münasebetsiz. Kederli. Şanssız.

Unhappiest : Şanssız. Kederli. Münasebetsiz. Aksi. Üzgün. Yersiz. Mutsuz.

Unhappily : Maalesef. Ne yazık ki. Mutsuzca.

İngilizce Unhappiness Türkçe anlamı, Unhappiness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unhappiness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Woefulness : Bitkinlik. Sefalet. Kederlilik. Hüzün.

Dumps : Depresyon. Kuruntu. Gam. Neşesizlik (gayriresmi). Üzücü durum. Hüzün. Neşesizlik.

Loneliness : Birbaşınalık. Tekbaşınalık. Tenhalık. Issızlık. Yalnızlık. Tek başınalık.

Anguish : Eza. Izdırap. Elem. Şiddetli acı. Şiddetli ıstırap. Manevi ıstırap. Istırap. Acı. Yeis.

Forlornness : Mahzunluk. Sahipsizlik. Issızlık.

Desolation : Viranlık. Yeis. Perişanlık. Virane. Terk edilmişlik. Issızlık. Kasavet. Terkedilmişlik. Yalnızlık.

Depression : Çökkünlük. Daralma. Buhran. Çöküntü. Sensomotorik duyarlılığın azalması. Durgunluk. Sensomotorik duyarlılığın azalmasının en hafif biçimi, ruhsal veya bedensel düşkünlük durumu, genel davranışların hafif derecede azalması, sensomotorik duyarlılığın azalması. Çökme. Değerini düşürme. Çöküntü alanı.

Anguishing : Şiddetli acı. İçdaralması. Yeis. Acı. Izdırap. Istırap. Elem. Manevi ıstırap. Eza.

Infelicities : Yersizlik. Nahoş olma durumu. Hoşnutsuzluk. Talihsizlik. Geçmezlik. Nahoşluk (söz vb).

Feeling : Duygulu. Sezgi. Hassasiyet. Sanı. Duyarlık. Kanaat. Acıma. Görüş. Duygu. Şefkat.

Unhappiness synonyms : emotional state, low spiritedness, uncheerfulness, downheartedness, weepiness, dejection, agitation, botheration, miseries, tearfulness, rue, blues, dejections, spirit, lowness, misery, embitterment, dispiritedness, desponded, heartsickness, unblessedness, sadness, melancholy, anguishes, heaviness, ruefulness, ill being, despond, contriteness, complaint, joylessness, doldrums, affliction.

Unhappiness zıt anlamlı kelimeler, Unhappiness kelime anlamı

Joy : Çok sevinme. Sevinç. Başarı. Neşe kaynağı. Neşe. Keyif. Zevk. Haz. Mutluluk kaynağı. Sonuç.

Cheerfulness : Neşe. Şenlik. Neşelilik. Keyiflilik.

Happiness : Mut. Saadet. Mutluluk. Hoşluk. Sevinç. Kut. Ferah. Bahtiyarlık. Uygunluk.