Unleashed türkçesi Unleashed nedir

  • Salmak (köpek vs.).
  • Tasmasından kurtulmuş.
  • Tasmasını çıkarmak.
  • Zincirlerinden kurtulmuş.

Unleashed ingilizcede ne demek, Unleashed nerede nasıl kullanılır?

Unleashes : Serbest bırakmak. Salıvermek. Salmak (köpek vb). Tasmasını çıkarmak. Salmak (köpek vs.).

Unleash : Tasmasını çıkarmak. Serbest bırakmak. Salıvermek. Salmak (köpek vs.). Salmak (köpek vb).

Unleashing : Tasmasını çıkarma. Serbest bırakma. Salmak (köpek vs.). Salma. Tasmasını çıkarmak.

Unleased : Kiralanmamış.

Unleaded : Kurşunla kaplanmamış. Kurşunsuz.

I need unleaded : Kurşunsuz benzin kullanıyorum.

Unlearnt : Bırakmak. Çalışarak öğrenilmeyen. Unutmak. Vazgeçmek.

Unlearn : Öğrendiğini unutmak. Vazgeçmek. Unutmak. Bırakmak.

Unlearns : Vazgeçmek. Bırakmak. Öğrendiğini unutmak. Unutmak.

Unleavened : Mayasız (ekmek). Mayasız (hamur). Mayasız. (ekmek) mayasız.

İngilizce Unleashed Türkçe anlamı, Unleashed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unleashed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Let go : Bırakmak. İşine son vermek. Rahatlamak. Gevşetmek. Gevşemek. Salmak. Koyvermek. Kendini koyvermek. Koyuvermek. Salıvermek.

Nonleaded : Kurşunsuz. Kurşunsuz (benzin).

Relinquish : Feragat etmek. Başkasına bırakmak. Terketmek. Bırakmak. -i bırakmak. Vazgeçmek. -den feragat etmek. Serbest bırakmak. El çekmek.

 

Unleashes : Salıvermek. Serbest bırakmak. Salmak (köpek vb).

Uncork : Göstermek. Tıpasını açmak. Tıpasını çıkarmak. Açığa vurmak. Mantarını çıkarmak (şişenin). Atmak. Tapasını çıkarmak (şişenin). (şişenin) tıpasını açmak.

Unleash : Salmak (köpek vb). Salıvermek. Serbest bırakmak.

Lead free : Kurşunsuz. Kurşunsuz benzin.

Unleashing : Salma. Tasmasını çıkarma. Serbest bırakma.

Release : Bir filmin oynatılmak üzere piyasaya çıkarılması. Sürüm işlemi. Muaf tutma. Piyasaya sunmak. Dağıtım. Sürüm. Kurtuluş. Yayım. Deklanşör. Feragat.

Unleashed synonyms : let go of, leadless.

Unleashed zıt anlamlı kelimeler, Unleashed kelime anlamı

Hold : Çekmek. Tıkamak. (elinde) (bir şey) tutmak. Sahip olmak. Kavramak. Gemi ambarı. (uçak veya kap) (yolcu veya su vb) taşımak. Geminin içi, yük konulacak yeri. Günlük çekimler arasından asıl filmde kullanılmak üzere ayrılmış başarılı çekim. Karara bağlamak.

Leaded : Kurşun kaplı. Kurşunlu. Kurşunla kaplı. Kurşun katılmış.