Unquiet türkçesi Unquiet nedir

Unquiet ingilizcede ne demek, Unquiet nerede nasıl kullanılır?

Unquietly : Rahatsızca. Kargaşalı bir şekilde. Çalkantılı bir şekilde. Sessiz olmayan bir şekilde. Gürültülü bir şekilde. Seslice. Huzursuzca.

Unquietness : Sessiz olmama. Çalkantılılık. Kargaşalı olma durumu. Gürültülülük. Seslilik. Kargaşalılık. Huzursuzluk. Rahatsızlık. Çalkantılı olma durumu.

Unquiets : Rahatsız. Huzursuz.

Unqualifiable : Uyarlanamaz. Düzeltilmez. Uygun olmayan. Değiştirilemez. Elverişli olmayan.

Unqualified : Yetersiz. Koşulsuz. Vasıfsız. Şartsız. Belirtisiz. Mutlak. Nitelenmemiş. Kalitesiz. Tam. Niteliksiz.

Unquantified : Miktarı belirtilmemiş.

Unqualify : Yetkisini almak. Yarıştan ihraç etmek. Diskalifiye etmek.

Unquestionably : Kesin bir biçimde. Tartışmasız bir şekilde. Kesinlikle. Yadsınamaz bir biçimde. Katiyetle. Tartışmasız. Şüphesiz olarak. İzahtan vareste. İnkar edilemez bir şekilde. Tartışma götürmez bir şekilde.

Unquestionableness : Sorgulanamazlık. Kesinlik. Katiyet. Tartışma götürmezlik. Tartışmasızlık.

Unquenchable : Sönmez. Bastırılamaz. Söndürülemez. Söndürülmez.

İngilizce Unquiet Türkçe anlamı, Unquiet eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Unquiet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Squally : Fırtınalı. Boralı. Sağanaklı.

Buff : Yumuşak birşeyle parlatmak. Maden parlatmaya mahsus bir yuvarlağa sarılı deri. Perdah etmek. Hasta. Devetüyü. Deri ile parlatmak. Devetüyü rengi. Perdah vurmak. Ten rengi. Kösele rengi.

Loudest : Parlak. Yüksek. Kaba. En gürültülü.

Tempestuous : Şiddetli. Fırtınalı.

Frettier : Endişeli. Aksi. Kaygılı. Sinirlenmiş. Huysuz. Hırçın.

In a dither : Kafası karışık. Gergin.

Clamorous : Şamatacı. Şamatalı. Vayvaycı. Patırtılı. Yaygaracı.

Disorderly : Bakımsız. Kanunsuz. Serkeş. Azgın. Allak bullak. Nizamsız. Vahşi. Yolsuz. Ahlaksız.

Disruptive : Bozucu. Bölücü. Birliği bozan. Parçalayıcı. Rahatsız edici. İşleri aksatan. Kargaşaya yol açan. Aksatan. Karışıklığa sebebiyet veren. Yıkıcı.

Sounding : Derinlik yoklama. Derinlik ölçümü. Ses yapan. Tınlayan. Sondaj. Ses getirici. Çınlayan. İskandil. Tantanalı. Şatafatlı.

Unquiet synonyms : agitational, surging, uneasy, altisonant, unsilenced, addict, diseased, aficionado, queasy, anxious, crapulent, turbulent, loud, phonic, audibles, clamourous, ailing, nervous wreck, noisier, comfortless, in bad health, fidgety, knockabout, nervous, amateur, out of sorts, tumultuary, unsteady, buffs, connoisseur, hurly burly, turbid, louder.

Unquiet zıt anlamlı kelimeler, Unquiet kelime anlamı

Untroubled : Rahat. Durgun. Sakin. Dertsiz. Endişesiz. Kaygısız. Sıkıntısız.

Quiet : Kandırmak. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dingin. Susmak. Sakinleşmek. Yatışmak. Susunuz. Sakinleştirmek. Gürültüsüz. Yatıştırmak.

Easy : Basit. Sorunsuz. Asan. Uysal. Kolaylıkla. Zahmetsiz. Rahatlıkla. Huzurlu. Doğal.

Unquiet antonyms : unagitated, tame.

Unquiet ingilizce tanımı, definition of Unquiet

Unquiet kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Uneasy. Not quiet. Restless. To disquiet. Agitated. Disturbed.