Unrests türkçesi Unrests nedir

Unrests ingilizcede ne demek, Unrests nerede nasıl kullanılır?

Agrarian unrest : Tarımsal huzursuzluk.

Ignite a wave of unrest : Yaygın karmaşa durumuna neden olmak. Kargaşa dalgası oluşturmak.

Social unrest : Sosyal huzursuzluk. Toplumsal kümeler arasındaki ilişkilerin sürtüşme ya da gerginlik biçimini aldığı durumlar. İçtimai huzursuzluk. Toplumsal huzursuzluk. Toplumsal tedirginlik.

Unrest : Huzursuzluk. Rahatsızlık. Bozgun. Karışıklık. Huzursuzluk (ülkede veya kuruluşta veya örgütte). Çalkantı. Tedirginlik. Kargaşalık. Fitne. Kargaşa.

Unrestful : Rahatsız edici. Huzursuz. Sıkıntılı. Rahatsız.

Unrestraint : Denetimsizlik. Sınırsızlık. Serbestlik.

Unresting : Huzursuzluk. Rahatsızlık. Karışıklık. Kargaşalık. Durmak bilmeyen. Huzursuzluk (ülkede veya kuruluşta veya örgütte). Bozgun. Çalkantı. Kargaşa. Tedirginlik.

Unrestrained : Denetimsiz. Kontrolsüz. Dinmeyen. Serbest. Zaptedilmemiş. Zapt edilmemiş. Aşırı. Frenlenmeyen. Pervasız. Zaptedilmeyen.

Unrestrainable : Kontrol altında tutulamayan. Engellenemez. Kontrol edilemez. Engellenemeyen. Zapt edilemez. Dizginlenemez. Zapt edilemeyen. Dizginlenemeyen.

 

Unrestricted : Aşırı. Kısıtlamasız. Sınırsız. Serbest. Kısıtlanmamış. Tahdit edilmemiş. Sınırlamasız. Sınırlanmamış. Kısıtsız.

İngilizce Unrests Türkçe anlamı, Unrests eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unrests ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Factious : Fitneci. Kışkırtıcı. Fesatçı. Bölücü. Fesat. Ayrımcı. Hizipçi. Münafık. Kavgacı.

Perturbations : Endişe. Heyecan. Yörünge veya yoldaki küçük sapma. Aklını karıştırma. Kaygı. Istırap.

Turbulence : Türbülans. Çalkantılı hava. Sertlik. Tenek akımı. Girdap. Gürültü. Savrulup sarsılma. Türbülans (suda veya havada).

Ferment : Mayalandırmak. Enzim. Tahrik etmek. Maya. Canlı hücreler tarafından meydana getirilen, biyokimyasal tepkimelerde katalizör olarak görev yapan bir protein molekülü. katalizledikleri tepkimelerin tipine ve sayısına bağlı olarak, oksidoredüktazlar, transferazlar, hidrolazlar, liyazlar, izomerazlar ve ligazlar olarak gruplandırılırlar. ferment. Telaşlandırmak. Galeyan. Ekşimek. Heyecan.

Dissension : Geçimsizlik. Muhalefet. Bozuşma. Niza. Kavga. Çekişme. Nifak. İhtilaf. Anlaşmazlık.

Addlement : Düzensizlik. Delilik. Şaşkınlık.

Checkmating : Bozguna uğratmak. Mat etmek. Yenilgiye uğratmak. Hezimet. Mat. Mat etmek (satranç). Yenilgi. Yenmek. Mat (satranç).

Croppers : Başarısızlık. Kırpma makinesi. Kursağını şişirebilen güvercin. Betonarme demiri makası. Maraba. Yıkım. Demirci makası. Ekinci. Ekin.

Diseases : İllet. Hastalıklar. Hastalık.

Beating : Sopa. Pataklama (argo terim). Dövüş. Pataklama. Kötek. Alt etme. Dayak. Vuruş. Dövme.

 

Unrests synonyms : roughhouse, turmoils, swashed, disturbances, unrest, brouhahas, unresting, perturbation, incitements, disrobe, annoyance, ailments, broils, complaint, sturm und drang, anarchies, balls ache, chaos, anxiety, disturbance, sedition, seditions, nervousness, swashes, brouhaha, divest, bungles, snit, peel, doubtfulness, bobbery, nauseas, babels.

Unrests zıt anlamlı kelimeler, Unrests kelime anlamı

Dress : Giydirip kuşatmak. Giyinmek. Pansuman yapmak. Pansuman yapmak (yaraya). Resmi giyinmek. Elbise. Giymek. Giysi. Temizlemek (tavuk veya balık vb'ni). Kıyafet.

Calmness : Durgunluk. Soğukkanlılık. Sakinlik. Dinginlik.