Unwell türkçesi Unwell nedir
Unwell ile ilgili cümleler
English: He came to school even though he was unwell.
Turkish: O, hasta olmasına rağmen okula geldi.
Unwell ingilizcede ne demek, Unwell nerede nasıl kullanılır?
Unwellness : Keyifsizlik. Rahatsızlık.
Unwelcome : İstenmeyen. Tatsız. Nahoş. İstenilmeyen. Hoş karşılanmayan.
Unwelcoming : Hasmane. Güler yüzlü bir karşılama sağlamayan. Muhabbetle olmayan. Sıcak bir karşılama vermeyen. Dostça olmayan.
Unweakened : Zayıflatılmamış. Zayıf bırakılmamış. Mecalsiz bırakılmamış. Zayıflamamış.
Unweaned : Sütten kesilmiş olmayan. Bir alışkanlığı kesilmemiş. Sütten kesilmemiş.
Unwed : Bekar. Evlenmemiş.
Unwearied : Usanmaz. Yorulmak bilmez. Yorulmaz. Bıkmaz. Yorulmamış.
Unwearying : Bıkmaz. Yorulmak bilmez.
Unwedding ceremony : Evlenmeme töreni. Bir çiftin boşanmasını kutlamak amacıyla düzenlenen resmi tören (divorce ceremony {boşanma töreni} olarak da bilinir). Boşanma töreni.
Unwedded : Evlenmemiş. Bekar.
İngilizce Unwell Türkçe anlamı, Unwell eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Unwell ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Constrained : Alışılmadık. Zorlamalı. Sıkıntılı. Doğal olmayan davranış. Yapmacık. Zoraki. Zorlanmış.
Blue : Çivit. Muhafazakar partili. Umutsuz. Çürümüş. Sınav. Blue. Deniz. Har vurup harman savurmak. Maviye boyamak.
Under the weather : Keyfi kaçmış. Kafası dumanlı. Sarhoş. Neşesi kaçmış. Neşesiz. Sağlığı yerinde değil. Morali bozuk.
Beastliest : Hayvanca. Hayvan gibi. Sevilmeyen. Berbat. İstenilmeyen. Beğenilmeyen. Kaba. Çirkin. Sevimsiz.
Black hearted : Kötü kalpli. Ahlaksız. Fena. Kötücül. Kötü huylu.
Clients : Bağımlı ülke. Müşteri. Hizmetten yararlananlar. Müşteriler. Alıcı. Müvekkil.
Austere : Yalın. Sade. Süssüz. Çetin zor. Güç. Katı. Özdenetimli. Ciddi.
Down in the mouth : Neşesiz. Mutsuz. Canı sıkkın. Suratından düşen bin parça. Depresyonda. Sıkıntıda. Üzgün görünmek. Karamsar. Cesareti kırılmış. Morali bozuk.
Dispirited : Moralsiz. Neşesiz. Cesareti kırık. Cesaretsiz. Keyfi kaçmış. Morali bozuk.
Disturbed : Çılgın. Rahatsız edilen. Dengesiz (kimse). Kaçık. Deli. Dengesiz (ruhen veya aklen). Rahatsız edilmiş. Huzursuz. Aklen dengesiz.
Unwell synonyms : indisposed, illest, case, distempered, beastlier, awfuller, in a dither, fitful, sickly, harried, doleful, buff, depressed, dolefuller, blacker, buffs, bluer, doldrums, fit for nothing, down in the dumps, fanatical, bad lot, baneful, beastly, cheerless, iller, in bad health, cracked, comfortless, aficionado, ailing, bed ridden, client.
Unwell zıt anlamlı kelimeler, Unwell kelime anlamı
Well : Apartman boşluğu. Fışkırıp akmak. Yerinde. Kuyu. Sahne altı üçüncü bodrum. Kaynamak. Kaynak. Memba. Bk. sahne altı. Su kuyusu.
Unwell ingilizce tanımı, definition of Unwell
Unwell kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Ailing. Indisposed. Somewhat ill. Not well. Not in good health.

Bu kısımda Unwell kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Unwell ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Unwell anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Unwell ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.