Up bringing türkçesi Up bringing nedir

Up bringing ingilizcede ne demek, Up bringing nerede nasıl kullanılır?

Bringing : Getiri. Getiren. Yanına alıp beraber götürme. Getirme. Sebebiyet verme. - ile gitme. Getirmek.

Up a gum tree : Çetrefilli. Zor durumda. Kötü durumda. Güç durumda.

Up against : Kaderinde olmak. -e karşı. İle mücadele halinde. Yazgısında olmak. Karşı karşıya. Yüz yüze.

Up against a stone wall : Başı dertte. Darda. Zor durumda. Zorda. Taş bir duvara karşı. Sıkıntıda.

Up against the wall : Var gücüyle. Son nefesine kadar. Sonuna kadar. Kanının son damlasına kadar.

Up and about : Yataktan çıkmış. Ayakta.

İngilizce Up bringing Türkçe anlamı, Up bringing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Up bringing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Upbringing : Terbiye verme. Yetiştirilme tarzı. Çocuk bakım ve eğitimi. Terbiye. (çocuk) yetişme tarzı. Terbiye etmek. Yetişim.

Breedings : Yavrulama. Üretme. Görgü. Terbiye. Islah. Görgü kuralları. Doğurma. Üreme. Kesit.

Growing : Tarım. Büyüyen. Gelişim. Büyümekte olan. Giderek artan. Artan. Gelişen. Büyüme. Gelişme.

Augmentation : Çoğaltma. Çoğalma. Büyüme. Arttırma. Artırma. Artış.

 

Enlargements : Artma. Genişletme. Agrandisman. Büyültme. Genişleme. Büyüme. Yayılma. Çoğalma.

Education : Eğitme. İlkellerde çocukların ilerde yapacakları işleri, görevleri, davranış biçimleriyle ilgili olarak onların erginlik çağına girinceye dek aileleri, akrabaları ve toplumun yaşlı üyelerince geleneklere uygun biçimde eğitilmeleri, yetiştirilmeleri. Eğitimbilim. Öğretim. Pedagoji. Eğitim. Terbiye. Tahsil. Yeni kuşakların, toplum yaşayışında yerlerini almak için hazırlanırken, gerekli bilgi, beceri ve anlayışlar elde etmelerine ve kişiliklerini geliştirmelerine yardım etme etkinliği. önceden saptanmış amaçlara göre insanların davranımlarında belli gelişmeler sağlamaya yarayan planlı etkiler dizgesi. belli bir konuda, bir bilgi ya da bilim dalında yetiştirme ve geliştirme. her kuşağa, geçmişin bilgi ve deneylerini düzenli bir biçimde aktarma ya da kazandırma işi. eğitim ruhbilimi, eğitim felsefesi, eğitim tarihi, öğretim programları, özel ve genel öğretim yöntemleri, öğretim teknikleri, yönetim, denetim vb. eğitim ' ve öğretim alanlarını kapsamak üzere öğretmen, yönetici ve eğitim uzmanı yetiştirmek amacıyla ilgililer için düzenlenen bütün kurslara ve bu kurslarla ilgili bilimsel çalışmalara verilen genel ad. eğitbilim.

Upbringings : Terbiye etmek. Yetiştirilme tarzı. Yetişim. Terbiye verme. (çocuk) yetişme tarzı. Terbiye. Çocuk bakım ve eğitimi.

Cultivations : Terbiye. Görgü. İşleme. Ziraat. Tarım.

Nurturing : Korumacı. Bakım veya besin sağlama. Gelişmesine yardım etme. Anaç. Besleme.

 

Bringing up : Çocuk yetiştirme. Çocuk bakımı ve terbiyesi. Terbiye. Çocuk terbiyesi.

Up bringing synonyms : distentions, aug, amplification, distention, cultures, culture, brought up, expansion, raisings, exaggerations, rearing, aggrandizement, aggrandisement, enlargement, cultivation, selective breeding, being educated, raising, exaggeration, educating, blowing up, extension, edification, foster child, aggrandizements, breeding, amplifications.