Breedings türkçesi Breedings nedir
- Terbiye.
- Edep.
- Üretme.
- Yetiştirme.
- Üreme.
- Islah.
- Doğurma.
- Soy.
- Görgü.
- Görgü kuralları.
- Kesit.
- Yavrulama.
Breedings ingilizcede ne demek, Breedings nerede nasıl kullanılır?
Breeding cattle : Damızlık sığır.
Breeding gain : Kuluçka kazancı. Kuluçka oranının 1den küçük olması.
Breeding ground : Yeşerme alanı. Üreme alanı. Gelişme alanı.
Breeding parasitism : Kuluçka parazitizmi. Kimi arılar (chrysididae, multillidae vb.), kimi kın kanatlılar (meloidae) ve kimi kuşların (guguk kuşu) bir başka türün kuluçka odalarına veya yuvalarına girip yumurtalarını, larvalarını veya besinlerini yemeleri veya kendi yavrularını bırakıp büyütmeleri durumu. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kuluçka paraziti. Bazı arılar (chrysididae, mutillidae vb.), bazı kın kanatlılar (meloidae) ve bazı kuşların (guguk kuşu) bir başka türün kuluçka odalarına ya da yuvalarına girip yumurtalarını, larvalarını ya da besinlerini yemeleri ya da kendi yavrularını baktırıp büyütmeleri durumu.
Breeding range : Türlerin yetiştirildiği bölge veya coğrafi bölgeler. Yetiştirme bölgesi.
Breeding season : Aşım sezonu. Kısrak, koyun ve keçilerde cinsel aktivenin sürdüğü çiftleşme mevsimi, aşım sezonu, çiftleşme mevsimi, çiftleşme sezonu, üreme sezonu. yasal olarak kısraklarda tohumlamanın kabul edildiği mevsim. Üreme mevsimi. Aşım mevsimi. Üreme sezonu. Çiftleşme mevsimi. Çiftleşme sezonu.
Breeding unit : Yetiştiricilik ünitesi. Yetiştiricilik programı planında kullanılan, yaklaşık olarak 1 boğaya 3045 inekten veya her 100 koyuna 2, 5 koçtan oluşan dişi ve erkek hayvanlar.
Animal breeding : Hayvancılık. Hayvan ıslahı. Hayvan besleme. Hayvan yetiştirme.
Animal breeding centre : Hayvan üretme merkezi.
Breeding size : Üreme büyüklüğü. Bir populasyondaki bir döl sırasında çoğalmaya giren birey sayısı.
İngilizce Breedings Türkçe anlamı, Breedings eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Breedings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Parturation : Doğum.
Bristly : Kıl gibi. Kılımsı. Sert. Sinirli. Öfkeli. Kıllı. İdare edilmesi güç.
Reproduction : Yeniden üretim. Yeniden basma. Tekrar oynama. Eserin kopyası. Reprodüksiyon. Eşeyli veya eşeysiz hücre bölünmesiyle hücre veya birey sayısındaki artış, üreme, reprodüksiyon. Yeniden üreme. Taklit. Eşeyli ya da eşeysiz hücre bölünmesi ile çoğalma. üreme, reprodüksiyon. Önceden seslendirme.
Manner : Eda. Davranı. Biçim. Tavır. Bir görüşmede, görüşülenlerin araştırma konusundaki ilk yargılarında payı bulunan, görüşmecinin dış görünüşü ve yaklaşımından kaynaklanan kişisel durum. Tutum. Hareket tarzı. Ton.
Manufacturing : Üretim. İmalat yapma. İktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yapma. Yapımcılık. İmalat. Yapım. Fabrikasyon. İşleme.
Ascendance : Yukarı çıkma. Üstünlük. Kontrol. Nüfuz. Egemenlik. Hakimiyet. Güç.
Profile : Bilgisayar, eğitim, madencilik alanlarında kullanılır. Yandan görünüş. Profilini çizmek. Kısa biyografisini yazmak. Karakter portresi. Profilini yapmak. Yüzün yandan görünüşü. Yanay. Biyografi.
Effectuating : Tesir etme. Etkileme. Sonuç verme. Oluşturmak. Gerçekleştirmek. Meydana getirmek. Yerine getirme.
Producing : Üretici. Üreten. Gözlem ya da çıkarım yoluyla bilinen bilgilerden bilinmeyenlere ulaşma. Yetiştirici. Üretim.
Blood : Huy. Kan bağı. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yapı. Adam öldürme. Asalet. Mizaç. Hayvanlarda vücut boşluğu içinde ya da kapalı damarlar içerisinde dolaşan hücreler ile oksijen, karbondioksit, hormonlar, besin, boşaltım ve bağışıklık maddelerini taşıyan sıvı. omurgalılarda oksijenin ve karbondioksitin taşınmasında görev yapan kırmızı kan hücreleri ile organizmanın savunmasında görev yapan beyaz kan hücreleri ve kanın pıhtılaşmasında görevli olan kan pulcukları ve serumdan oluşur. Kan.
Breedings synonyms : generating, ancestors, altimetric profile, elegance, proliferation, bloodline, proliferations, fabrication, breed, gentility, etiquettes, intersection, civility, education, decorum, bloods, sections, genitures, dressage, reclamation, cultivation, rearing, parturition, sequence, reclamations, etiquette, ancestry, selective breeding, amelioration, cultures, amends, educating, ancestries.
Breedings zıt anlamlı kelimeler, Breedings kelime anlamı
Inelegance : Terbiyesizlik. Çirkinlik. Kabalık. Zarafetsizlik. İnce olmama.
Unfruitful : Bereketsiz. Verimsiz. Kısır. Meyvesız. Başarısız. Meyvesiz.

Bu kısımda Breedings kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Breedings ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Breedings anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Breedings ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.