Breeding range türkçesi Breeding range nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Türlerin yetiştirildiği bölge veya coğrafi bölgeler.
  • Yetiştirme bölgesi.

Breeding range ingilizcede ne demek, Breeding range nerede nasıl kullanılır?

Breeding : Özellikle tırıs ve dörtnal koşma sırasında ve konkur atlarında daha çok görülen, atın yürürken arka ayak nalının ön kısmıyla ön bacağa vurmasıyla meydana gelen, atlarda görülen bir yürüyüş kusuru. Edep. Kesit. Dönüşüm oranı 1 'den büyük olan işlem. Yavrulama. Kuluçka. Hayvancılık. Üreme. Terbiye. Aşım.

Range : Bir küme öğrencinin bir testte elde ettiği en yüksek ve en düşük puanlar arasındaki ayrım. Gidim. Akıp gitmek. Bir aracın, dolu depo ile, yeniden yakıt almadan gidebileceği uzaklık. Sıralamak. Sürtmek. Erişmek. Yayılma alanı. Seri (ürün vb). Mutfak ocağı.

Breeding cattle : Damızlık sığır.

Breeding gain : Kuluçka kazancı. Kuluçka oranının 1’den küçük olması.

Breeding ground : Üreme alanı. Yeşerme alanı. Gelişme alanı.

Breeding parasitism : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kimi arılar (chrysididae, multillidae vb.), kimi kın kanatlılar (meloidae) ve kimi kuşların (guguk kuşu) bir başka türün kuluçka odalarına veya yuvalarına girip yumurtalarını, larvalarını veya besinlerini yemeleri veya kendi yavrularını bırakıp büyütmeleri durumu. Kuluçka paraziti. Kuluçka parazitizmi. Bazı arılar (chrysididae, mutillidae vb.), bazı kın kanatlılar (meloidae) ve bazı kuşların (guguk kuşu) bir başka türün kuluçka odalarına ya da yuvalarına girip yumurtalarını, larvalarını ya da besinlerini yemeleri ya da kendi yavrularını baktırıp büyütmeleri durumu.

 

İngilizce Breeding range Türkçe anlamı, Breeding range eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Breeding range ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

Abaxial : Eksendışı. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Abaksiyal. Aks kemiği dışında. Eksen dışı. Eksenden uzak.

Abattoir : Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Kesimevi. Mezbaha. Salhane.

Abdominal palpation : Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

 

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

Abdominal distention : Karın gerginliği. Abdominal gerginlik. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik.

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

Breeding range synonyms : abdomen, a c deformity, abdominal pain, a c syndrom, a clay, abamectin.