Upper bound türkçesi Upper bound nedir

Upper bound ingilizcede ne demek, Upper bound nerede nasıl kullanılır?

Upper : Saya. Üst parça. Üst. Parasız. Üst diş. Üst orun. Üstteki. Ayakkabının üst kısmı. Uyarıcı.

Bound : Bağlı. Sektirmek. Sınırlarını çizmek. Sekip geri gelmek. Kalgımak. Zıplaya zıplaya gitmek. Kuşatmak. Sıçramak. Sınırlamak. Zıplamak.

Least upper bound : En küçük üst sınır. Enküçük üst sınır.

Smallest upper bound : En küçük üst sınır.

Upper air : Yukarı atmosfer. Hava valfi. Üst atmosfer tabakası.

Upper arm : Üst kol.

İngilizce Upper bound Türkçe anlamı, Upper bound eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Upper bound ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Limit superior : Eküs ereyi. Üst limit.

Majorant : Büyültke.

Upper limit : Maksimum. Üst limit. İzin verilen en yüksek seviye.

Maximum limit : Değişebilen bir niceliğin varabileceği en yüksek sınır. En yüksek sınır.