Urasa nedir, Urasa ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Hastalığa, cine, periye karşı okuyup üfleme, afsunlama.

Hastalığı, kocakarı ilaçlarıyla sağaltma çabası, işi.

Uğur.

Evde yapılan em, iyileştirme yöntemi.

Kocakarı ilacı, kocakarı ilacıyla hastalığı iyileştirme işi; hastalığa, cine büyüye karşı okuma üfleme işi; yağmur için bodi bodi türü oyunlar oynama.

Urasa hakkında bilgiler

Urasa – Türk, Anadolu ve Altay halk kültüründe ve şamanizmde Nefes Tedavisi. Günümüzde biraz da farklı kavramlarla karıştırılarak (ve benzeşerek) Üfürükçülük adı verilen, doğaüstü güçlerle iletişime geçilerek uygulanan tedavi yöntemi. Urasalamak; bu işlemi yapmayı ifade eder. Ayrıca sözcük, Sümer mitolojisindeki Uras ile de bağlantılı görünmektedir. Uraz, Türk kültüründe ve halk inancında talih demektir. Urasa ile yakından bağlantılı bir kavramdır. Uras, Oraz, Iraz olarak da söylenir. Baht, şans demektir. Rastlantıları düzenlediğine inanılan, iyi veya kötü durumları belirleyen soyut güçtür. Namus, şeref haysiyet gibi anlamları da bulunur. (Ur) kökünden türemiştir. İşlemek, üretmek anlamları vardır. Rüya yorumu demek olan Yor tabiri ile de bağlantılı görünmektedir. Moğolca Urıh, davet etmek demektir, ve doğaüstü güçleri çağırmayı içerir. Uraz (Uras, Oraz, Iraz) sözcüğü talih baht, şans demektir. Rastlantıları düzenlidiğine inanılan, iyi veya kötü durumları belirleyen soyut güçtür. Urasa ile bağlantılıdır. Namus, şeref haysiyet gibi anlamları da bulunur.

 

Urasa anlamı, tanımı

Uras : [Bakınız: Uraz]

Urasalatmak : Okuyup üfletmek, ovdurmak.

Urasalık : Okuyup üflenecek gibi hasta: Çocuk urasalık olmuş, hocaya götür anam!.

Kocakarı ilacı : Hekim olmayan kimselerin yaptıkları veya salık verdikleri, hekimlikte kullanılmayan ilaç.

Halk kültürü : Halkın, geleneksel yollarla edinmiş olduğu geçmiş çağların kültürüyle, kendisinin yarattığı bugünün kültürü ve dış ülkelerden ödünç alarak benimsediği yabancı kültürden oluşan karma kültür, bk. halk yaşantısı, karşılığı aydın kültürü.

İyileştirme : İyileştirmek işi, ıslah. Bir kimsenin iş yapmaya engel olan sakatlığını, yetersizliğini gidermek veya bozuk olan ruhsal durumunu düzeltmek amacıyla uygulanan tedavi, rehabilitasyon, rehabilite. İflas hâlindeki işletmeyi iyi yönetimle kâra geçirme, rehabilitasyon, rehabilite.

Bağlantılı : Aralarında bağlantı bulunan, irtibatlı, rabıtalı, bağlantılı.

Kötü durum : Sû-i hâl.

Afsunlama : Büyüleme.

Bodi bodi : Manda ve yavrusunu çağırma ünlemi. Çocuk dilinde manda. Kuraklık günlerinde, yağmur yağdırmak için çocuklar tarafından oynanan oyun.

Rastlantı : Bilgiye, isteğe, kurala veya belli bir sebebe dayanmaksızın oluveren karşılaşma, tesadüf.

Bağlantı : İki veya daha çok şeyin birbiriyle bağlı bulunması, ilişki, irtibat, bağlanak. İki şey arasında ilişki sağlayan bağ. Yapılacak işle ilgili sözlü veya yazılı anlaşma, angajman.

 

Mitoloji : Mitleri, doğuşlarını, anlamlarını yorumlayan, inceleyen bilim. Bir ulusa, bir dine, özellikle Yunan, Latin uygarlığına ait mitlerin, efsanelerin bütünü.

Sağaltma : Sağaltmak işi, tedavi.

İletişim : Duygu, düşünce veya bilgilerin akla gelebilecek her türlü yolla başkalarına aktarılması, bildirişim, haberleşme, komünikasyon. Telefon, telgraf, televizyon, radyo vb. araçlardan yararlanarak yürütülen bilgi alışverişi, bildirişim, haberleşme, muhabere, komünikasyon.

Şamanizm : Şamanlık.

Yakından : Yakın bir yerden, yakın olarak. Çok dikkatli, titiz bir biçimde.

Haysiyet : Değer, saygınlık, itibar. Öz saygı.

Görünmek : Görülür duruma gelmek, görülür olmak, gözükmek. Azarlamak. Gözdağı vermek. İzlenim uyandırmak. Benzemek, görünüşünde olmak.

Doğaüstü : Doğa yasalarına uymayan, doğa yasalarıyla açıklanamayan, tabiatüstü.

Diğer dillerde Uranyumun yeniden işlenmesi anlamı nedir?

İngilizce'de Uranyumun yeniden işlenmesi ne demek ? : processed uranium