Usnic acid türkçesi Usnic acid nedir

  • Tüberküloza sebep olan mycobacterium tuberculosis gibi birçok gram pozitif bakterilere ve bazı mantarlara karşı likenler tarafından meydana getirilen bir tip antibiyotik.
  • Usnik asit.
  • Üsnik asit.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Usnic acid ingilizcede ne demek, Usnic acid nerede nasıl kullanılır?

Acid : İğneleyici. Alkali maddenin tersi özellikler taşıyan, turnusolün mavi rengini kırmızıya çeviren, suda eridiği zaman hidrojen iyonları meydana getiren hidrojenli bileşik. Akü elektroliti. Dokunaklı. Biyoloji, fizik, kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ekşit. Çözününce hidrojen yükünleri veren özdek. Ekşi. Asit. Ekşime.

Abietic acid : Çam asidi. Abiyetik asit. Reçine asidi.

Abscisic acid : Yaprak asidi. Absisik asit. (biyokimya) yaprak çıkarmayı teşvik eden çimlenmeyi ise basılayan bitki hormonu.

Accumulator acid : Akümülatör asidi.

Acetic acid : Sirke ruhu. Sirke asit. Kimya, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. H3c-cooh; renksiz, sirke kokusunda, su ve alkolle her oranda karışan bileşik. (pek çok kimyasal özdeğin bireşiminde, ayrıca çözücü ve çöktürücü olarak kullanılır.). Basit yapılı, ch3-cooh formülüyle gösterilen bir organik asit, etanoik asit, asetik asit. işkembe içeriğinde ve silajda da bulunur. Etanolün oksidasyonuyla oluşan, keskin kokuya sahip renksiz bir sıvı, asetik asit, sirke ruhu. Etanik asit. Sirke asiti. Asetik asit. Sirke asidi.

 

Acetoacetic acid : Asetoasetik asit. Ketoziste, idrar ve kanda fazla miktarda bulunan, karaciğerde üretilen keton cisimlerinden biri.

İngilizce Usnic acid Türkçe anlamı, Usnic acid eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Usnic acid ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acacia : Akasya sakızı. Akasya. Salkım ağacı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Mimoza. Arap zamkı.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik çevre.

Aardvark : Borudişli. Karınca yiyen. Yerdomuzu. Yer domuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

 

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

Usnic acid synonyms : aardvarks, a chromosome, a cells, abductor muscle, a cell, aardwolf.