Vaccinating türkçesi Vaccinating nedir

Vaccinating ingilizcede ne demek, Vaccinating nerede nasıl kullanılır?

Vaccination : Bağışıklık sistemini uyarmak için vücuda bir patojenin tamamı veya bir kısmının verilmesi, bağışıklama, immünize. mikroorganizmaların uygun bir ortama çoğalmaları amacıyla aktarılması işlemi, inokülasyon. Aşı. Enfekte materyalin hastalık etkenini teşhis amacıyla kültür ortamına ekilmesi veya deney hayvanına enjekte edilmesi. hastalığa karşı antikor oluşturmak amacıyla sağlam organizma vücuduna ilgili hastalık etkenini aşı biçiminde verme, inokulasyon, vaksinasyon. Vaksinasyon. Aşılama. Peyvent. Bağışıklama. Bir materyale veya deney hayvanına hastalık etkeninin ekleme işlemi mikrobiyal üremenin başlaması. bir doku içerisine yerleştirme. aşılama. Aşı izi.

Vaccination against rabies : Kuduz aşısı. Kuduz bulaşmasını önlemek amacıyla yapılan aşı. Kuduzdan önleme aşısı.

Vaccinations : Aşı yapma. Aşı. Aşılama. Aşı izi. Vaksinasyon.

Active vaccination : Aktif aşılama. Antikor üretilmesi için vücuda canlı virüs veya bakterilerin aşılanması. Vücudun antikorlar yaratmasına neden olmak için canı virüs veya bakteri enjeksiyonu.

Diplomacy of vaccination : Aşı diplomasisi.

Vaccinator : Aşı aleti. Şırınga (aşı). Aşı iğnesi. Aşıcı.

 

Vaccinates : Aşı yapmak. Aşılamak.

Vaccinal : Aşılamaya ilişkin. Aşıya ilişkin. Aşı. Aşı ile ilgili. Aşılama. Vaksinal.

Revaccinate : Yeniden aşılamak. Aşılarını tekrarlamak.

Vaccinators : Aşı aleti. Şırınga (aşı). Aşıcı.

İngilizce Vaccinating Türkçe anlamı, Vaccinating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vaccinating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Engrafting : Sokmak. Dikmek. Yerleştirmek.

Bud : Arkadaş. Konca vermek. Tomurcuklanmak. Bitkilerde büyümeyi sağlayan, çiçek ve yaprak gibi organları veren uç noktalar. Gelişmeye başlamak. Sürmek. Ahbap. Filiz.

Fertilise : Organik veya kimyasal maddeler ekleyerek toprağı zenginleştirmek (ayrıca fertilize). Gebe bırakmak. Fertilize. Bereketlendirmek. İlkah etmek. Verimlileştirmek. Hamile bırakmak. Verimli kılmak. Döllemek. Gübrelemek.

Inoculating : Aşılama. Vermek.

Inoculate : Dürtmek. Serum vermek. Vermek.

Engraft : Sokmak. Yerleştirmek. Dikmek.

Envenoming : Zehir katmak. Zehirlemek. Dolduruşa getirmek. Acılık verme. Kızıştırmak. Zehirleme. Bozma. Zehir katma.

Engrafted : Aşılanmış. Dikmek. Sokmak. Dikilmiş. Yerleştirmek.

Vaccinated : Aşılanan. Aşılı. Aşılanmış.

Vaccinating synonyms : variolization, ring vaccination, vaccinates, budded, vaccinate, graft, fertilize, envenom, inoculates, protection, variolation, grafts, fertilizes, engrafts, fertilises, envenoms, fertilized.