Vacuole türkçesi Vacuole nedir

  • Bir hücrenin sitoplazmasında akışkanla dolu olan boşluk.
  • Koful.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Vakuol.
  • Dokularda bulunan boşluk.
  • Doku boşluğu.
  • Ökaryot hücrelerin sitoplazması içinde sıvı, hava ya da kısmen sindirilmiş besin kapsayan tek zarla çevrili boşlukların her biri. koful.
  • Vaküol.

Vacuole ingilizcede ne demek, Vacuole nerede nasıl kullanılır?

Autophagic vacuole : Hücre içinde bir zarla çevrili sindirim enzimleri kapsayan lizozom. Otofajik vakuol.

Concroment vacuole : Konkroment vakuol. Kimi ciliata gruplarında vücudun ön 1/3’ünde yuvarlak veya oval, sert maddeleri taşıyan, pelliküler bir başlığı, kalıcı bir cidarı, konkroment tanecikleri ve iki fibril sistemiyle komplike bir yapı gösteren, bir denge organeli olduğu düşünülen yapı, statokist.

Contractile vacuole : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Boşaltım kofulu. Özellikle tatil sularda yaşayan bir hücreli hayvanlarda, organizmaya giren fazla suyu dışarı atarak ozmotik basıncı ayarlayan yapı. kontraktil koful. Ortada küresel bir yapıyla buna yıldız gibi bağlanan çok sayıda kanaletlerden oluşan, ozmozla veya gıdalarla vücuda giren fazla suyun dışarı atılmasını sağlayan, genellikle tatlı sularda serbest yaşayan protozoonlarda görülen, simbiyotik yaşamda ortam izotonik olduğundan dolayı görülmeyen (ciliaphora’lar istisna), serbest yaşayan kimi patojenik amiplerde de (acanthamoeba, naegleria) görülebilen bir organel. boşaltım organeli. Kontraktil vakuol. Kontraktil koful. Kontraktil vaküol.

 

Cytoplasmic vacuole : Stoplazmik vakuol. Fagozom.

Digestive vacuole : Sindirim vakuolü. Hayvan hücrelerinde fagositozla alman büyük parçacıkların birincil lizozomlarla birleşmesiyle oluşan ikincil lizozom.

Vacuolation : Mekanın meydana gelmesi. Küçük çukurlu olma durumu. Küçük boşluklu olma durumu. Küçük çukurlar oluşması. Küçük boşluklar oluşumu. Boşluk oluşumu.

Vacuolate : Çukurlar içeren. Kovuk. Boşluk. Delik. Boşluklar içeren. İçi boş.

Vacuoles : Vakuol. Bir hücrenin sitoplazmasında akışkanla dolu olan boşluk. Koful. Doku boşluğu. Dokularda bulunan boşluk.

Vacuolar : Boşluklu. Boşlukcuklu.

Food vacuole : Besin kofulu. Bir hücrelilerin (protozoa) sitoplazmasında besin tanecikleri ve sıvı kapsayan, içinde besin maddelerinin sindirildiği bir zarla çevrili boşlukların her biri. Bir hücrelilerin sitoplazmasında besin tanecikleri ve sıvı kapsayan, içinde besin maddelerinin sindirildiği bir zarla çevrili boşlukların her biri.

İngilizce Vacuole Türkçe anlamı, Vacuole eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vacuole ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

 

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri. A hücresi.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Cell : Ayrışık reaktörde, madde bileşimli ve benzer geometrik şekilli bölge birimi. Isı, ışık, kimyasal etkileşim gibi olaylar sonucu oluşan yük-süren kuvvet kaynağı. Kimyasal erkeyi elektriksel erkeye çeviren ve birkaç voltluk akım verebilen üreteç; kuru pil. Kimyasal erkeyi elektrik erkesine dönüştüren düzenek. Oda. Bağımsız olarak işlev görebilen en küçük canlı birimi, dokular, organlar ve kan dolaşımını oluşturan birimler. Genellikle gözle görülemeyecek kadar küçük, yarı geçirgen bir zar ile çevrili sitoplazma kitlesinden oluşan, sitoplazma içinde çeşitli hayali olayları yürüten çekirdek, endoplazmik retikulum, mitokondri, sentriol, lizozom, ribozom, gibi organeller ile mikrofilamentler, mikrotüpçükler vb. yapılar bulunan, genetik materyali ya bir zar ile çevrili (ökaryot) ya da sitoplazma içinde zarsız olarak yer alan (prokaryot) bir organizmanın yapı ve görev bakımından en küçük birliği. Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya, nükleer enerji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bölme. Oda (manastır vb).

Abiotic environment : Abiyotik ortam. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Vacuole synonyms : bodily cavity, vacuoles, vakuol, tonoplast, abacus bodies, abductor muscle, acacia, cavum, cavity, abiotic factor, aardwolf, aardvarks, aardvark, a protein.

Vacuole ingilizce tanımı, definition of Vacuole

Vacuole kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A small air cell, or globular space, in the interior of organic cells, either containing air, or a pellucid watery liquid, or some special chemical secretions of the cell protoplasm.