Vagabonds türkçesi Vagabonds nedir

Vagabonds ingilizcede ne demek, Vagabonds nerede nasıl kullanılır?

Vagabonds disease : Uzun süre pediculus humanus corporis türü bit ısırıklarına maruz kalan insanların derisinde görülen renk değişiklikleri, koyulaşma ve kalınlaşmayla belirgin hastalık, parazitik melanoderma. Vagabond hastalığı.

Vagabond : Derbeder. İşsiz güçsüz dolaşan kimse. Serserilik etmek. Çapkın. Başıboş. Amaçsız. Baldırı çıplak. Berduş. Hovarda. Başıboş kimse.

Vagabondage : Haytalık. Derbederlik. Serseriler. Serserilik. Avarelik. Aylaklık.

Vagabonded : Derbeder. İşsiz güçsüz dolaşan kimse. Serserilik etmek. Başıboş. Baldırı çıplak. Belli bir evi bulunmayan. Kopuk. Serserilik yapmak. Başıboş kimse. Amaçsız.

Vagabondism : Aylaklık. Serserilik.

Vagabondize : Serserilik yapmak.

İngilizce Vagabonds Türkçe anlamı, Vagabonds eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vagabonds ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Wander : Amaçsızca dolaşmak. Sayıklamak. Kaybolmak. Başıboş dolaşmak. Uzaklaşmak. Gezinmek. Kıvrıla kıvrıla gitmek. Yolunu şaşırmak. Dalıp gitmek. Abuk sabuk konuşmak.

Corinthians : Pleyboy. Korint biçemiyle ilgili. Yeni ahit kitaplarından biri. Sosyete erkeği. Safa pezevengi. Zampara. Eğlence peşinde koşan zengin delikanlı. Korint. Güney yunanistan'daki antik korint kenti ve onunla ilgili olan.

 

Drift : Plazma fiziğinde, bir parçacığın dönme merkezinin, tutulan magnetik alanına dik yöndeki hareketi. Biriktirmek. Yığılmak. Tıkanmak. Şaşırmak. Bir yerde sürekli kalmadan yaşamak. Birikmek. Ekonomi, uzay, madencilik, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Sürüklenmek. Bir iş sonuçlanıncaya kadar boş yere gecikmelerle uğramak.

Roguish : Kurnaz. Düzenbaz. Yaramaz. S.yaramaz. Dolandırıcı.

Travel : Gezmek. Yol almak. Kaçmak. Topuklamak. Seyahat etmek. İşlemek. Dolaşmak. Yolculuk yapmak. Gazlamak. Seyahat.

Chaser : Avcı uçağı. Diş açma bıçağı. Hiçbir sanat değeri taşımayan, düşük nitelikte film; başarısız film. Keski. Avcı. Cila. Hafif içki. Avcı gemisi.

Casanova : İtalyan maceracı ve yazar. Bir soyadı. Büyük aşık. Kadınlara düşkün erkek. Giovanni jacopo casanova (1725-1798). Bir çapkın. Kazanova.

Go : Geçmek. Girmek. Devrolunmak. Koyulmak. Kaybolmak. Tükenmek. Yayılmak. Erişmek. Ayrılmak. Girişim.

Dawdlers : Avare. Boş gezenin boş kalfası. Aylak.

Vagabonds synonyms : physical object, jazz around, locomote, landloper, dallier, libertine, danglers, tramp, untidying, abandoned, dowdies, dangler, move, debauchee, dalliers, bummer, lothario, vagrants, drifters, chasers, drifting, libertines, amorists, scatterling, object, tramping, roam, a bad lot, cast, dossers, dawdler, beggared, hobo.

Vagabonds zıt anlamlı kelimeler, Vagabonds kelime anlamı

Stay in place : Yerinde kalmak.

Settled : Durgun. Oturulan. Yerleşmiş. Şenelmiş. Yerleşik. Sabit. Meskã»n. Devamlı. Kararlı. Oturmuş.