Vagatomy türkçesi Vagatomy nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Vagus sinirinin etkisini ortadan kaldırmak amacıyla dallarından birisinin kesilmesi.
  • Vagotomi.

Vagatomy ingilizcede ne demek, Vagatomy nerede nasıl kullanılır?

Divagate : Başıboş dolaşmak. Dolaşmak. Konudan sapmak. Sapmak. Konu dışına çıkmak.

Divagated : Dolaşmak. Başıboş dolaşmak. Sapmak. Konudan sapmak.

Divagates : Dolaşmak. Başıboş dolaşmak. Sapmak. Konudan sapmak.

Divagating : Dolaşmak. Başıboş dolaşmak. Konudan sapmak. Sapmak.

Divagation : Sapma. Konudan sapma. Tutarsız konuşma. Konu dışına çıkma. Başıboş dolaşma. Saçmalama. Abuk sabuk konuşma.

Divagations : Sapma. Saçmalama. Başıboş dolaşma. Abuk sabuk konuşma. Tutarsız konuşma. Konudan sapma.

Vagabondize : Serserilik yapmak.

Vagabonded : Serserilik etmek. Serserilik yapmak. Başıboş kimse. İşsiz güçsüz dolaşan kimse. Amaçsız. Derbeder. Başıboş. Baldırı çıplak. Kopuk. Belli bir evi bulunmayan.

Vagabondage : Avarelik. Derbederlik. Aylaklık. Haytalık. Serserilik. Serseriler.

Vagabond : Hovarda. Amaçsız. Serserilik etmek. Çapkın. Kopuk. Serserilik yapmak. Serseri. Belli bir evi bulunmayan. İşsiz güçsüz dolaşan kimse. Avare.

İngilizce Vagatomy Türkçe anlamı, Vagatomy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vagatomy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Somebody : Bazısı. Önemli birisi. Önemli kimse. Biri. Bir kimse. Kimisi. Birisi. Şahsiyet. Kimse.

Abdomen : Batın. Karnın altı. Böcek gövdesinin alt kısım. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Abdomen. Karın (böcek gövdesinde). Karın.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

Shape : Kalıp. Şekil vermek. Etkilemek. Biçim. Kalıbını almak. Şekil almak. Biçim almak. Form. Ortaya çıkmak. Düzenlemek.

Osteology : Osteoloji. Kemikbilim. Kemiğin yapısını ve gelişmesini inceleyen bilim dalı. osteoloji. Kemik bilim. Kemik bilimi. Kemikbilimi. Kemiklerin yapı ve gelişimini inceleyen bilim dalı.

Soma : Bir organizmanın vücudu (kendini yenileyen hücreler hariç olmak üzere). (biyoloji) soma. Soma hücresi.

Homo : İnsan. Adam. Homoseksüel. Homo. Eşcinsel. İnsansı.

Soul : Hissiyat. Soul. Kök. Maneviyat. Evrensel bir halk inanışına göre, tenden tam anlamıyla bağımsız olan ve ona can vererek yaşamını sağlayan; bireyden geçici bir süre için ayrıldığında bayılma, uyuma, düş görme, sayıklama ya da tutarık tutmasına, dönmemek üzere ayrıldığında ise ölümüne yol açan ölümsüz güç. Gönül. Canlılık. Timsal. Can. İçtenlik.

 

Frame : Çerçeve. İş çevirmek. Çeşitli sirk donanımını desteklemede kullanılan ana çadırın çatısına tutturulmuş dikdörtgen demir iskelet. Grandi çubuğu. Alıcının penceresinden dolayı, bir filmin üzerinde her bir resmin yüzeyini sınırlayan, dikdörtgen oluşturan doğrular. Şekillendirmek. Belirtmek. Dile getirmek. Uydurma kanıtlarla suçsuz birini suçlu göstermek ya da mahkum ettirmek. Ayarlamak.

Vagatomy synonyms : morphophysiology, physical body, clinical anatomy, material body, developmental anatomy, general anatomy, human body, applied anatomy, functional anatomy, physiological anatomy, regional anatomy, juvenile body, mortal, bod, neuroanatomy, abdominal fat necrosis, form, body, organic structure, human being, a c deformity, man, abdominal pain, a crochordon, morphology, topographic anatomy, person, abattoir, figure, abaxial, someone, individual, male body.