Varia türkçesi Varia nedir

Varia ile ilgili cümleler

English: His latest musical pieces are just variants of his earlier work.
Turkish: Onun en son müzik parçaları sadece onun daha önceki çalışmasının varyasyonlarıdır.

English: "h" is a dummy variable.
Turkish: "h" bir kukla değişkendir.

English: Instead, I will turn to a discussion of the two economic variables I defined a moment ago.
Turkish: Onun yerine az önce tanımladığım iki ekonomik değişkenin tartışmasına döneceğim.

English: All the languages are subject to variations.
Turkish: Tüm diller varyasyonlara tabidir.

English: Do you know how it feels to translate a hundred similar variations of a sentence?
Turkish: Bir cümlenin yüzlerce benzer varyasyonlarını çevirmenin nasıl hissettirdiğini biliyor musun?

Varia ingilizcede ne demek, Varia nerede nasıl kullanılır?

Variabilities : Döneklik. Değişken olma durumu. Kararsızlık. Değişebilirlik. Değişkenlik. Değişebilme.

Variability : Döneklik. Değişebilme. Değişkenlik. Kararsızlık. Eğitim, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir dizi puanın genişlik, dörtte bir sapma ve ölçünlü sapma gibi ölçülerle dizi içindeki yayılma miktarı. Değişebilirlik. Değişken olma durumu.

Variable : Değişken. Değişken nicelik. Çeşitli değerler alabilen bir nicelik ya da çeşitli altbölüm ve seçenekleri olan bir nitelik. Karakter veya faktör yerine genel anlamda kullanılan bir terim. Bir işlevin bağlı olduğu niceliklerden her biri. Ayrı ayrı bireysel durumlarda tutarı değişebilen herhangi bir özellik, nitelik ya da öğe. Bir kümenin, bir dizi değerler alabilen değişken niceliği. Kararsız. Değişkenlik. Tutarsızlık.

 

Variable area sound track : Değişir alanlı ses imi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Değişik alanlı ses yolu. Değişir alanlı ses yolu. Değişik ende, saydamsız çizgilerden oluşan, ışık geçirirliği, çizgilerin enine göre değişen ses yolu.

Variable area system : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Seslendirmede değişir alanlı ses imi kullanan işlem. Değişir alanlı işlem.

Variable error : Ölçümler üzerinde kazanıya bağlı olarak durumdan duruma değişik ölçülerde etkide bulunan ve sonunda etkileri toplamı sıfır sayılacak biçimde yok sayılan yanılgı, bk. değişmez yanılgı. Değişken yanılgı. Değişken hata.

Variable charges : Değişken ücretlendirmeler. Büyüklüğü ürünün miktarına göre değişen ödemeler.

Variable budget : Ödeneklerinde değişiklik yapılabilen bütçe. Değişken bütçe. Değişken ödeneklik. Yapılan işlemlere göre değişen ödeneklik.

Variable cost : Toplam üretimin azalıp çoğalmasına bağlı olarak artan ya da azalan mal oluş. Değişen masraf. Değişken maliyet. Değişken gider. Değişken tümdeğer.

Variable duties : Dışalımı yapılan malın değerine göre oranı değişebilen ve böylece yerli ürün fiyatları ile dışalım ürün fiyatlarının dengede kalmasına olanak veren tarife. Değişken gümrük vergileri.

 

İngilizce Varia Türkçe anlamı, Varia eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Varia ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Collecting : Cemi. Koleksiyonculuk. Para toplama. Toplayıcı. Derme. Tahsil. Devşirici. Toplama. Devşirme.

Genres : Tarz. Üslup. Biçim. Tür. Türler.

Ilks : Tip. Tür.

Composition : Oyun düzeni çalışması içindeki temel güzelduyusal ilkelerden biri (öbürleri : görsel yorum, hareket yapımı, hız-tartım-zamanlama ve sözsüz oyunla drama-tizasyon'du.r). tasarım, uygulamanın yapısını, biçimini ya da çizimini ortaya çıkaran bir çalışmayı içerir. tasarım, aynı zamanda, konunun duygusal ölçüsünü ve ussal uygulayım düzenini sağlar. Düzenleme. Bir kimyasal bileşiği oluşturan öğelerin ya da daha yalın bileşiklerin nicel değeri. Bir özdeğin hangi kimyasal türlerden oluştuğunu belirleyen verilerin tümü. Tahrir. Bestecilik. Yazı. Anlama. Bileştirme. Kişinin kişisel bilgi ve görgüleriyle yeteneklerini başkalarının bilgi ve görgüleriyle birleştirerek bir yapıt yaratması.

Classis : Benzer şekilde yönetilen kiliseler grubu veya havalisi. Piresbiteryen kilisesi yönetim kurulu. Tür. Bir papaz evi. Bir grup yerel kiliseyi yöneten papazlar ve yaşlı insanlar organizasyonu. Sınıf.

Hue : Renközü. Renk. Renk tonu. Renk özü. Ünlem. Nida. Kırmızı, turuncu, sarı, mavi, yeşil, mor gibi dalga uzunlukları. Rengin üç değişkeninden biri (öbürleri: parlaklık, doyma). karmaşık bir ışığın, ağır çeken dalga uzunluğu, dolayısıyla bu dalga uzunluğuna uygun düşen rengi. herhangi bir rengin; kırmızı, sarı, yeşil, mavi ve yeniden kırmızı olarak çembersel biçimde sıralanan renklerden birine olan benzerliği. (siyah, beyaz ve gri, renközü bulunmayan ışıklardır). tv. renkli televizyonda, renklilik bilgisini oluşturan öğelerden biri. Nüans. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Collection : Bir bilgi erişim dizgesinde, derlenmiş ve kullanıcının araştırmasına sunulmuş belge tutanaklarının tümü. derlem kitaplar, bilimsel ve teknik bildiriler, tezler, teknik notlar gibi türlü yayınlanmış belgeler ya da sözleşmeler, antlaşmalar, yönetmelikler, tüzükler, yasalar, mahkeme kararları, üst mahkemelerin görüş birleştirme kararları vb. belgeleri ya da bunlardan belli bir ana konuyla ilgili olanları kapsayabilir. Yığın. Tecimsel bir belgitte, bir arıtma belgitinde ya da bir başka ödeme belgitinde yazılı paranın alınması, para alma. Biriktirme. Toplanan para. Cibayet. Para toplama. İane. Tahsil.

Diversity : Türsellik. Cins. Çeşitleme. Başkalık. Değişim. Fark. Nevi. Çeşitlilik. Farklılık.

Assortments : Çeşitlilik. Sınıflandırma. Mal çeşitleri. Ayırma.

Varia synonyms : miscellanies, denomination, compiling, casts, compositions, eclectic, ilk, abnormalcy, collectanea, job lot, compilations, abnormality, part, collation, collected works, collations, description, hues, collectibles, mare, item, compiles, compile, varicosity, compilation, assortment, collected, descriptions, region, miscellany, collected work, genre, denominations.

Varia zıt anlamlı kelimeler, Varia kelime anlamı

Normality : Normalite. Düzgülülük. Normallik. Bir toplumsal olgunun, içinde yer alıp bütünleştiği genel yapı ile uyumlu olması, bu yapının akıcı biçimde işleyişini sağlaması durumu. Dikeylik. Olağanlık. Düzgünlük. Düşeylik. 1 litre çözeltide çözünen özdeğin eşdeğer - gram sayısı. Düzgünlül.