Vegetarian türkçesi Vegetarian nedir

  • Vejetaryen.
  • Vejetaryen kimse.
  • Etyemez.
  • Sebzelerde yaşayan.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Vejeteryan.
  • Hayvansal kaynaklı gıdaları tüketmeyen insan.
  • Etyemezler için.

Vegetarian ile ilgili cümleler

English: Every good restaurant has vegetarian options.
Turkish: Her iyi lokantada vejetaryen menüler bulunur.

English: Ali has become a vegetarian and has also quit smoking.
Turkish: Ali vejetaryen oldu ve aynı zamanda sigarayı içmeyi bıraktı.

English: I don't like meat. I prefer a vegetarian diet.
Turkish: Et sevmem. Bir vejetaryen diyet tercih ederim.

English: Are you vegetarian or vegan?
Turkish: Vejeteryan mısın yoksa vegan mısın?

English: Can you recommend any vegetarian dishes?
Turkish: Vejeteryan yemekleri tavsiye edebilir misiniz?

Vegetarian ingilizcede ne demek, Vegetarian nerede nasıl kullanılır?

Vegetarian diet : Vejeteryan diyet.

Vegetarian restaurant : Vejetaryen lokantası. Sebze yenilen restoran. Vejetaryen restoranı. Vejeteryan restoran. Sebzelerin sipariş edildiği ve tüketildiği yer. Et yemez lokantası.

Vegetarian village : Et yemez köy. İçinde yaşayanların tümümün vejetaryen olduğu köy. Vejetaryen köy.

Do you serve vegetarian food : Vejetaryen yemeğiniz var mı.

Lacto ovo vegetarian : Lakto-ovo-vejetaryen. Et, balık tüketmeyen ancak yumurta ve süt ürünlerini tüketen vejetaryen.

 

Macrobiotic vegetarian : Makrobiyotik vejetaryen. Deniz ve kara bitkileri, tahıllar ve fasulyegillerle beslenen kişi.

Vegetable coal : Bitkisel kömür.

Lacto vegetarian : Süt ve süt ürünleri hariç, hiçbir hayvansal ürünü tüketmeyen vejetaryen. Lakto-vejetaryen.

Lactovegetarian : Laktovejeteryan. Hayvansal kaynaklı besinlerden süt ve ürünlerini de tüketen vejeteryan.

Vegetable butter : Bitkisel yağ.

İngilizce Vegetarian Türkçe anlamı, Vegetarian eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vegetarian ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abaxial : Abaksiyal. Eksen dışı. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksendışı. Aks kemiği dışında. Eksenden uzak.

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

Vegetarians : Vejetaryenler.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

Veggie : Sebze. Vejetaryenlik ilkelerine göre yaşayan kimse. Et veya et ürünleri tüketmeyen kimsel. Vegetarian (vejetaryen).

 

Vegans : Hayvanların kullanılmasını desteklemeyen kimse. Etin yanı sıra süt ve süt ürünleri de yemeyen kimse. Vegan. Hiçbir hayvan eti ürünü yemeyen vejetaryen kimse. Hayvan ürünleri yemeyen ve kullanmayan kimse.

Abattoir : Salhane. Mezbaha. Kesimevi. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

Vegetarian synonyms : a c syndrom, abdominal palpation, abdominal distention, a crochordon, vegan, eater, feeder, a amplitude mod, veggies, a clay, abdominal pain, abdomen, noncarnivorous, a c deformity.

Vegetarian ingilizce tanımı, definition of Vegetarian

Vegetarian kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of or pertaining to vegetarianism. As, a vegetarian diet. One who holds that vegetables and fruits are the only proper food for man. Strict vegetarians eat no meat, eggs, or milk.