Veining türkçesi Veining nedir

Veining ingilizcede ne demek, Veining nerede nasıl kullanılır?

Veinings : Damar. Damar ağı. Damarlaşma.

Deveining : Bir karidesin büyük ve koyu iplik şeklindeki ana damarını çıkarmak. Damarını çıkarmak. Damarsızlaştırmak. (karides ) temizlemek.

Vein dre : Damar tözü.

Be in the vein for : Canı istememek.

Deep vein thrombosis : (tıp veya medikal terimi) uzun yolculuk sırasında meydana gelebilen bacakların içinde derinde olan kan pıhtılaşması. Derin toplardamar pıhtılaşması. Derin ven trombozu.

Mineral vein : Mineral damarı. İçinde bir mineral bulunan çatlak dolgusu.

Main vein : Ana damar.

Ventricular vein pulse : Ventrikül ven nabzı. Pozitif ven nabzı.

Jugular vein : Boyun toplardamarı. Boyunda bulunan en büyük damar. Şahdamarı.

Fissure vein : Bir maden ya da mineralle doldurulmuş kayaç çatlağı. Damar.

İngilizce Veining Türkçe anlamı, Veining eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Veining ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Eve : Öngün. Arife gecesi. Akşam. Havva. Arife. Kadın. Arife günü. Arefe günü. Kadın ismi.

Purport : İfade etmek. Anlam. Anlamında olmak. Görünümünde olmak. Gibi görünmek. Anlamına gelmek. İddiasında olmak. Göstermek. İddia etmek. Belirtmek.

 

Lode : Filon. Cevher damarı. Maden damarı.

Intension : Koyuluk. Aşırılık. Keskinlik. Şiddet. İçerim. İçlem. Yoğunluk.

Gist : Esas anlam. Başlıca fikirler. Asıl. Öz. Anafikir. Ana çekitler. Hulasa. Ana fikir. Meselenin ruhu. Özet.

Ampulla : Zardan yapılmış herhangi bir kesecik. omurgalılarda kulağın yarım daire kanallarının uçlarındaki genişlemiş yapılar. 3.derisi dikenlilerde su kanal sistemine bağlı halka kanal üzerindeki küçük iç su depoları. 4.keski solungaçlılarda duygu kanallarının uçlarındaki kesecikler. 5.dişilerde fallop kanalının bir parçası. 6.erkeklerde vas deferensin bir kısmı. 7.böceklerde malpighi tüplerinin bağırsağa bağlandığı bölge. ampulla. Ampül biçimindeki şişkinlik, kabarcık. Ampul. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Şişe. Ampulla. Kutsal yağ şişesi. Genişlemiş kısım. Hacı şişesi.

Gloam : Kararmaya başlamak (gün vb). Gündüz vakti.

Effect : Sonuçlandırmak. Etki. Bir bağımlılık ya da birlikte değişme ilişkisinde bağımsız değişken tarafından belirlenen ya da bağımlı konumda olan etken. bk. neden. Sonuç. Birtakım sonuçlar, tepkiler, olaylar ya da görüngüler ortaya çıkaran neden. Efekt. Elde edilen bulgunun ortaya çıkardığı yenilik, düşüncenin dış dünyaya çıkardığı teknik etki. Tesir. Elektronik devreler yardımıyla gitar sesi üzerinde yapılan değişiklik ve süslemeler. Bulgu sonucu.

Symbolisation : Sembolleştirme. Simgeleme. Sembolizasyon. Simgeleştirme.

Core : Bilişim, fizik, madencilik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Havuç. Çekirdeğini çıkarmak. Öz yapı. Akımsal mıknatısların kangallarının sarıldığı yumuşak demirden, çoğu zaman halka biçimli parça. Ortasmdan geçen okuma/ yazma telinden belli bir yönde akım geçirildiğinde belli bir yönde mıknatıslanan ve bu durumunu, telden ters yönde bir akım geçirilmedikçe koruyan, olabildiğince küçük boyutlarda, halka biçiminde, bilgisayar ana belleği olarak kullanılan çekirdek belleği oluşturan mıknatıslı öğe. Eşelek. Bir makaranın ortasında, makaraya bağlı olmayarak kendi başına da kullanılabilen, genellikle düzensiz sarmaların yol açabileceği çizinti ya da çiziklerden korumak amacıyla negatiflerin sarıldığı, yoğruktan ya da paslanmaz çelikten silindir biçimindeki parça. İç. Bazı virüslerde nükleik asidi çevreleyen ve ökaryotik hücrelerde bulunan histon yapıya benzer protein kılıf, kor.

 

Veining synonyms : crepuscule, grammatical meaning, spirit, content, plexus, significance, vascularisation, import, sense, shade, even, venation, fissure vein, subtlety, vascularization, sundown, twilight, nervation, daytime, refinement, sunset, referent, moral, dusk, nuance, substance, overtone, streak, burden, grains, canalis, point, connotation.

Veining zıt anlamlı kelimeler, Veining kelime anlamı

Sunrise : Gün doğmasj. Gün doğumu. Sabah kızıllığı. Güneş'in gözerimi üstüne çıkması. Güneş doğuşu. Gündoğumu. Güneş doğması. Güneş'in doğmasına yakın doğu gözerimi üstünde görülen kızıllık. Güneşin doğuşu. Sabah.

Night : Bir çekimin gece çevrildiği ya da gece görünçlüğü olduğunu çevirim senaryosu ve çekim tahtasında belirten terim. Gece. Tün. Akşam. Cehalet. Karanlık. Gün kararmasından gün ağarmasına dek geçen zaman aralığı. Uzay, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Inferior : Ast olan kimse. Bayağı. İnferiyor. Kalitesiz. Ast rütbede. Ast. Alt. Alt, alt taraf. Alt veya aşağı anlamında.