Vell türkçesi Vell nedir
- Salamura.
- Çim veya çimen kesmek.
Vell ile ilgili cümleler
English: Ali caught malaria while he was travelling in Africa.
Turkish: Ali Afrika'da seyahat ederken sıkmaya yakalandı.
English: Have you ever travelled by plane?
Turkish: Hiç uçakla yolculuk ettin mi?
English: Ali and Mary travelled together around the world for three years.
Turkish: Ali ve Mary üç yıldır birlikte dünya çapında seyahat ettiler.
English: Have you ever travelled alone?
Turkish: Hiç yalnız seyahat ettin mi?
English: Evliya Celebi was a Turkish traveller who lived in the 17th century.
Turkish: Evliya Çelebi 17. yüzyılda yaşamış bir Türk seyyahıdır.
Vell ingilizcede ne demek, Vell nerede nasıl kullanılır?
Vella and verbeek two step estimator : Vella-verbeek iki adım tahmincisi.
Velleities : Küçük heves. İstemseme. Hafif istek. Heves. Gelgeç istek.
Velleity : Hafif istek. Küçük heves. Zayıf istek. Heves. İstemseme. Gelgeç istek.
Vellicate : Yolmak. Kıvırmak. Çimdiklemek. Seğirtmek. Çekiştirmek. Çekmek. Yoluşturmak. Bükmek. Eğmek. Seğirmek.
Vellicating : Çimdiklemek. Yoluşturmak. Bükmek. Çekiştirmek. Seğirtmek. Eğmek. Yolmak. Çekmek. Kıvırmak. Seğirmek.
Amulette jevellery : Kullananları tehlikelerden koruduktan başka onlaragüç ve iyi bir yazgı sağladıklarına inanılan altın, gümüş, bakır, demir, taş, kemik, tahta, cam ve öteki özdeklerden yapılan gerdanlık, bilezik, yüzük, küpe, çelen, saç iğnesi gibi daha birçok süs aracının her birine verilen ad. bk. muska. krş. yapımsal muska, insan muskası, bitkisel muska, taş muska, yazılı muska. Işıldak muska.
Vellum : Parşömen. Üzerine yazı yazılan yumuşak, çok iyi işlenmiş deri. (genel olarak dana derisi.). Tirşe. İnce parşömen. Vellum. Parşömen kağıdı.
Air traveller : Hava yolculuğu. Uçak yolculuğu. Hava yolcusu. Uçak seyahati. Hava gezisi. Uçakta yolculuk yapan kişi.
Vellpeau sling : Küçük hayvanlarda ön bacağı dinlendirerek bütün eklemlerinin hareketini engellemeye yönelik bir bandaj türü. kürek kemiği omuz eklemiyle ilgili lezyonlarda kullanılır. ön bacak pamukla desteklendikten sonra sarma işlemine göğüs kafesi de dahil edilir ve dirsek eklemi kıvrılarak göğüs kafesiyle birlikte sarılır. Velpau sargısı.
Vellum cloth : Tirşemsi kumaş. Tirşe taklidi bez.
İngilizce Vell Türkçe anlamı, Vell eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Vell ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Verbalize : Açıklamak. İfade etmek. Dile getirmek. Sözcüklerle ifade etmek. Fiile çevirmek. Sözlü ifade edilmek. Söze dökmek. Sözle ifade etmek. Sözle anlatmak. Sözcüklere dökmek.
Reiterate : Tekrarlamak. Pekiştirmek. Yinelemek. Sağlamlaştırmak. Vurgulamak. Tekit etmek. Yeniden yapmak. Defalarca söylemek.
Observe : Demek. Uymak. Görmek. Gözetlemek. Söylemek. Gökcisimleri ve olaylarını çıplak gözle, ırakgörürlü ya da herhangi bir araçla izleyip bulunan değerleri saptamak. İncelemek. Dikkatle bakmak. Gözlemek.
Foretell : Geleceği haber vermek. Kestirimde bulunmak. Gaipten haber vermek. Önceden haber vermek. Mek. Önceden bildirmek. Kehanette bulunmak. Önceden bilmek. Geleceğini haber vermek.
Misstate : Yalan anlatmak. Gerçeğe aykırı beyanat vermek. Yanlış ifade etmek.
Bare : Açığa çıkartmak. Çıkarmak. Çıplak. Boş. Soymak. Açmak. Açılmak. Gözle görülür hale getirmek. Süssüz. Açığa vurmak.
Summarize : Kısaltmak. Özetlemek. Toparlamak. Hulasa etmek. Bir yapıtı, belirli bir amaca uygun olarak kısaltma. Kısaltma. Özetle. Özet çıkarmak.
Annunciate : Duyurmak. İlan etmek. Bildirmek.
Publicise : Halka duyurmak. Kamulaştırmak. Tanıtımını yapmak. İlan etmek. Tanıtmak. Reklamını yapmak.
Let out : Vermek. Bollaştırmak. Çıkarmak. Gevşetmek (ip veya kablo veya vb'ni). Kiraya vermek. İhale etmek. Kiralama. Ses çıkarmak. Bırakmak. Genişletmek (elbiseyi).
Vell synonyms : give tongue to, vocalize, answer, inform, divulge, repeat, unwrap, signal, let on, say, retell, announce, summarise, pass on, sum, iterate, leave, herald, point, articulate, mention, brines, bespeak, give away, remark, represent, air, corned, express, verbalise, explain, utter, disclose.
Vell zıt anlamlı kelimeler, Vell kelime anlamı
Wholesale : Toptan. Toplu. Toptan alım satım. Toptan olarak. Toptancılık. Büyük çapta. Toptan satmak. Büyük çapta olan. Toptancı (tüccar). Toptan satış.
Buy : Kabul etmek. Yutmak. Satın almak. İnanmak.
Take : Pay. Alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası. çevirim oyunluğunda, alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilecek olan, her biri ayrı bir sayıyla belirtilen bölüm. alıcının bir kez çalıştırılması sırasında alıcı açısı, alıcı görüş noktası, alıcı ile çevrilen görünçlük arasındaki uzaklık, mercek çeşidi, vb. etkenlere göre başka başka özellikler gösteren görüntülerin tümü. (bu son durumda görüntüler gerek çerçeve içinde kapladıkları yer, gerek görüş açısı ve noktası, gerekse çevirim sırasında alıcının devinimiyle değişik özellikler kazanır ki, bunların her biri özel bir terimle belirtilir). tv. televizyon yayınında, sinemadaki çekimin özelliklerine karşılık olan durumlar. Alıntı. Hasat. Reaksiyon. Götürmek. Ele almak. Yazmak. Almak. Çekim.
Vell antonyms : retail.
Vell ingilizce tanımı, definition of Vell
Vell kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To cut the turf from, as for burning. A rennet bag. The salted stomach of a calf, used in making cheese.

Bu kısımda Vell kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Vell ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Vell anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Vell ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.