Veloce türkçesi Veloce nedir
Veloce ingilizcede ne demek, Veloce nerede nasıl kullanılır?
Velocimeter : Hız ölçer.
Velocipede : Bisiklet. Velespit. Üç tekerlekli bisiklet. İki veya üç tekerlekli bisiklet.
Velocipedes : Üç tekerlekli bisiklet. Velespit. İki veya üç tekerlekli bisiklet. Bisiklet.
Velocities : Sürat. Hız.
Velocitiy : Belirli bir yöndeki devinimin birim zamanda değişme niceliği. Hız yöneyi.
Velocity of detonation : Patlama hızı. Patlatma hızı.
Velocity of circulation : Bir ekonomide paranın el değiştirmesi hızını belirlemek amacıyla kullanılan gayrisafi milli hasıla ile paranın dolaşımı arasındaki ilişki (ekonomi). Paranın dolaşım hızı. Sürüm hızı. Paranın tedavüldeki dolaşım sürati. Tedavül sürati. Paranın belirli bir süre içindeki el değiştirme hızı. Dolaşım hızı.
Velocity head : Hız yüksekliği. Dinamik yükseklik. Hız yükü.
Velocity of light : Enine akımmıknatıssal dalga olan ışığın boşlukta saniyede aldığı yol. (299, 793 km/sn.). Işık hızı. Işığın hızı. Fizik, uzay, nükleer enerji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Işığın boşluktaki yayılma hızı (co). (co=299793 km.s¯¹). Işığın boşlukta birim zamanda aldığı yol. (uluslararası radyo bilimleri birliği'nin 1957'deki kararına göre bu hız 299.792,5 0,4 km/sn'dir. fakat bu rakam, ortalama, 300.000 km/sn olarak kabul edilir). Işığın bir saniyede aldığı yol.
Velocity of fall : Cismin düşme sürati. Bir vücudun düşme hızı. Düşme hızı.
İngilizce Veloce Türkçe anlamı, Veloce eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Veloce ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Veneto : İtalya'nın kuzeydoğusunda adriyatik denizi ile sınır bir bölge.
Aligerous : Kanatlı. Kanatlar ile. Kanatları olan.
Accelerated : İvmelenmiş. Hızlandırılmış. Hızlanmış.
Lace : Bağlarını geçirmek (ayakkabıya). Ayakkabıya bağlarını geçirmek. Dantellemek. Bağlanmak. Bağ. Oya. Bağlamak. Şerit. Dantel. Hafif alkol katmak (içkiye).
Hastiest : En süratli. Düşüncesizce yapılmış. Aceleci. Telaşçı. Acele. Tez. Çabuk sinirlenen. İvedi. Çabuk.
Fastmoving : Süratli. Sürükleyici. İlginç. Akıcı.
Fasted : Yapışmak. Sabit (renk). Rengi atmaz. Dayanmak. Süratli. Sıkı. Çabuk. Oruç tutmak. Perhiz yapmak.
Fastest : Eli çabuk. Solmaz. Hızla. Sabit. Rengi atmaz. Çabuk. Sıkı. Su gibi. İleri (saat).
Fast : Dayanmak. Çabuk. Geriye sarmanın hızlı olanı. Yapışmak. Oruç tutmak. Sabit (renk). Sıkı. Rengi atmaz. Hızlı geriye sarma.
Fleet of foot : Süratli.
Veloce synonyms : venetia, venezia, grand canal, venezia euganea, breezily, alertly, expeditious, express, lace up, hastier, arrowy, crashing, venetian, frequent.
Veloce zıt anlamlı kelimeler, Veloce kelime anlamı
Plain : Sade bir biçimde. Düz ya da azıcık eğimli, az çok kalın taşınmış toprak ve lığlarla örtülü, akarsularla parçalanmamış, daha yüksek yer biçimleriyle çevrelenmiş ve oluşum kökenleriyle ayrımlı türleri bulunan ana yer biçimlerinden biri. Yalın. Düzlük. Yalın bir dille. Vuzuh. Açıklık. Süssüz. (sürekli) şikayet etmek. Düz.
Written : Yazıya dökülmüş. Tahriri. Yazılmış. Yazılı.

Bu kısımda Veloce kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Veloce ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Veloce anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Veloce ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.