Venturis türkçesi Venturis nedir
- Venturi.
- Venturi borusu.
- Ventüri.
- Hava nazım kelebeği.
- Darboğaz.
- Difüzör.
- Silindirik bir yapıya sahip havanın suyun içinden hızlı bir şekilde geçtiği popüler bir protein skim.
- Ventüri memesi.
Venturis ingilizcede ne demek, Venturis nerede nasıl kullanılır?
Adventurism : Maceraperestlik. Serüvencilik.
Venturi assembly : Ventüri aygıtı.
Venturi tube : Venturi borusu. Venturi tüpü.
Venturi : Venturi borusu. Difüzör. Ventüri memesi. Darboğaz. Hava nazım kelebeği. Ventüri. Silindirik bir yapıya sahip havanın suyun içinden hızlı bir şekilde geçtiği popüler bir protein skim.
Venturing : Şans işi. Riske etmek. Cesaret edip girişmek. Cesaret etmek. Göze almak. Riske atmak. -e cüret etmek. Tehlikeye atmak. Girişim. Cüret etmek.
Venture capital : Risk sermayesi. Riziko sermayesi. Spekülasyon sermayesi. Riskli işlere yatırılan sermaye. Yeni bir işe veya yeni bir işin hisse senetlerine yatırılan para. Büyük risk içeren yatırımların finansmanında kullanılan sermaye.
Adventuring : Riske atmak. Vurgunculuk. Tehlikeli iş. Yeltenmek. Atılmak. Tehlikeye atmak. Macera. Avantür. Risk. Sefer.
Venture capital trust : Risk sermayesi fonu. Girişimcilere risk sermayesi sağlayarak yatırım yapan fon.
Venture capital investment trust : Risk sermayesi yatırım ortaklığı. Kayıtlı sermaye sistemine tabi olarak kurulan ve çıkarılmış sermayelerini esas olarak sermaye ve faiz kazancı elde etmek için risk sermayesi yatırımlarına yönelten halka açık şirket.
Venture on : Riske girmek. Cesaret edip girişmek. Girişmek. -e girişmek.
İngilizce Venturis Türkçe anlamı, Venturis eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Venturis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bottlenecks : Dar geçit. Tıkanıklık.
Narrow pass : Dar boğaz.
Diffusers : Bir hava akımının geniş bir alana dağıtılması için kullanılan cihaz. Eşit olarak ışık yayan cihaz. Yayıcı. Dağıtıcılar (difüzör). Işık yumuşatma ekranı. Işık saçıcı.
Foretell : Önceden bildirmek. Kehanette bulunmak. Geleceği haber vermek. Önceden haber vermek. Gaipten haber vermek. Geleceğini haber vermek. Kestirimde bulunmak. Mek. Önceden bilmek.
Call : Dava açmak. Farzetmek. Söylemek. Davet etmek. Seslenmek. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Çağırmak. Çağrıda bulunmak. Telefon etmek. Adlandırılmak.
Surmise : Kanı. Zannetmek. Sanmak. Sanısına kapılmak. Kanıya veya kansısına varmak. Tahmin etmek. Tahmin. Sanı. Kanaat. Zan.
Bottleneck : Mani. Engel. Şişe boğazı. Dar geçit. Daralmış yol. Tıkanıklık. Bir ekonomide döviz, ham madde, finansman gibi çeşitli varlıkların gerekli düzeyin altına düşmesiyle ortaya çıkan darlık, kıtlık ve sunum yetersizliği. bir üretim sürecinde karşılaşılan sunum ve istem dengesizliği. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Dar boğaz.
Promise : Benzemek ( ceğe). Belirtisi olmak. -eceğe benzemek. Söz. Umut vermek. Umutlu olmak. Vaat. Umut. Beklenti. Belirli bir duruma işaret etmek.
Bottleneck street : Taşıt gidiş gelişinin sık sık tıkandığı ve düzene sokulmasını, özel önlemler alınmasını gerektiren yol kavşağı. bk. düğümyol.
Go : Gayret. Söylenmek. Tükenmek. Girmek. Ayrılmak. Bahse girmek. Hareket etmek. Ölmek. Enerji. İşlemek.
Venturis synonyms : anticipate, predict, embark, guess, speculate, strait, venturi, diffuser, diffusors, venturi tube, suspect, prognosticate, hazard, pretend, diffusor, proceed, forebode, move.

Bu kısımda Venturis kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Venturis ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Venturis anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Venturis ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.